kara blok 1 mayıs açıklaması / black block – istanbul – , announcement about 1st. of may 2009

bomb2

İŞTE O ANARŞİSTLER!

1 Mayıs’ta kara bayraklarımız, maskeli yüzlerimizle çıktık sokaklara…

Bankalara, hiper-marketlere saldıran, camlarını indiren, polisin saldırısını engellemek için çöp konteynırlarını deviren, saksıları barikat kurmak için kullanan, gerektiğinde ‘şiddet’ kullanmaktan sakınmayan bir grup insandık!

Kimdik? Ne yapmaya çalışıyorduk? Neden yüzlerimiz kapalıydı? Neden bankalara, hiper-marketlere saldırıyorduk? Saldırıyorduk; çünkü bankalar ve hiper-marketler, bizim için mücadele ettiğimiz kapitalizmin en belirgin iki unsurunun sembolleri; PARA ve TÜKETİM ÇILGINLIĞI…

Devlet ve egemen medya, toplumsal algıyı, yaptığımız bu eylemin bir şiddet eylemi, bir vandalizm olduğu konusunda yönlendirmeye, manipüle etmeye çalışıyor (ki bu zaten onların işi. Örneğin; star tv’de yayınlanan ‘işte o anarşistler’ başlıklı haber baştan sona kurmaca olduğu gibi, kullanılan ‘markette mahsur kalan çocuk’ görüntüsü ve çeşitli görüntüler başka yerlerden alınarak kurgulanmış bir yalandır).

Biz bu yaptığımızı bir şiddet eylemi olarak görmüyoruz. Biliyoruz ki, yapılara, nesnelere, camlara şiddet uygulayamazsınız. Bunun adı şiddet olmaz; herhangi canlı bir varlığa zarar vermediğiniz sürece. Eğer bunun adına şiddet diyeceksek, polisin, jandarmanın, özel timin, güvenlik güçlerinin ve kapitalizmin gündelik hayatımızın her anına sızan kapsayıcılıktaki baskısına başka bir isim bulmak zorunluluğu doğar. Kapitalizmin ve devletlerin neden olduğu borç batağına saplanma, yaşam güvencelerimizin ellerimizden alınması, açlık sınırında yaşam, baskı, korku, işkence ve faili meçhuller vb. bir çok biçimde gerçek şiddeti yaşıyoruz zaten. Bir isyanımız var ve bunu ortaya koyacak ifade biçimlerini bulma çabasıdır yaptıklarımız.

Bütün bunların gösterinin bir parçası olduğunu, amaçladığımız şey bir gösteri olmasa da buna dönüşeceğini biliyoruz. Buna rağmen, yine de, büyük gösteri’yi sonlandırmayı amaçlayan, son bir gösteri beklentimiz… Paylaşıma, dayanışmaya ve özgürlüğe dayalı bir yaşam biçimini var edebilmek için gerçeği eyleyene kadar devam edeceğiz…

Yüzlerimizin neden kapalı olduğuna gelince, içinde yaşadığımız gösteri toplumunun ve imaj çağının üzerimizdeki olası etkilerini yadsımadan şunu söylememiz gerekiyor; kendimizi korumak zorundayız. Mobeselere, güvenlik kameralarına, medyaya yakalanmamak için yüzlerimiz maskeli olmak zorunda. Zira yaşadığımız bir gündelik hayatımız var ve bunu sürdürmek istiyoruz.

İşçilerin, ‘makul sayıda’ olanları elbette, alana çıkarken ara sokaklarda alana çıkmaları makul olmayan devletin ötekileştirmeye ve terörize etmeye çalıştığı binlerce insan polis şiddetine maruz bırakıldı. Bir anlamda yok sayıldılar. Bizler yok sayılanların ve eylemlerin sonuçsuz olduğunu düşünerek katılmaya tenezzül etmeyip sisteme karşı her geçen gün öfke besleyenlerin aynadaki yansımasıyız. Her birimiz bankaların, hiper-marketlerin, küresel şirketlerin ve devletin soygununa maruz kalıyoruz. 1 Mayıs’ta ve başka zamanlarda olmuş ve olacak olanlar da tüm bunlara karşı bir cevap arayışıdır sadece. Bizler de oradaydık ve alana çıkmaya çalışırken polisin engeliyle ve sonrasında şiddetiyle karşılaştık. Bizde polise karşı direndik. Polise karşı koyuşumuz bedenimizi savunmak içinken bankalara ve hiper-marketlerde ruhumuzu korumak adına izler bıraktık. Bankalar ve hiper-marketler bizleri iliklerimize kadar sömürürken ve toplumun tüm kaynaklarını kendi çıkarları için kullanırken, onların bir kaç camını kırıyor olmak, haksızlık üzerine kurulmuş bu sisteme karşı sömürülenlerin öfkesinden başka bir şey değildir. Bu yüzden küçük esnafa ve özel araçlara zarar vermedik.

Bizim, sokaklara korku salarak bu toplum üzerinde yeni bir baskı aracı olma iddiamız yok. Bu yüzden hiçbir canlıya zarar gelmemesi için çabaladık. Dahası bizler iktidara talip de değiliz. Çünkü sorunumuz yanlış yönetilmek değil bizlerden zorla alınan iradelerimizin demokrasi yalanıyla sürekli baskı altında tutulmasıdır. Bu nedenle bütün devletlere, tahakküm araçlarına ve küresel şirketlere karşıyız. Bu nedenle bizim korku salmak istediğimiz, kar için insanları gözünü kırpmadan işlerinden atan, soyan, kişiliksizleştiren, yarattıkları ahlakı sorgulamadan hapseden, işkence yapan ve katleden bu toplumun bir avuç elitidir. Artık onlar karşısında el pençe divan durmak istemiyoruz. Bugün onların bir iki camını kırmış olmak, bizim olanı geri alacağımızın ve bize dayatılanı yok edeceğimizin mesajıdır. Bir arayışın ve bir oluşun içindeyiz sadece.

Bildiğimiz bir şey var; mevcut sisteme dahil olmayı reddetmek; içindeki sesi ötekinin sesiyle birleştirebilmeyi, yani bir vicdan sahibi olmayı gerektirir. Çünkü kapitalizme karşı mücadele, her şeyden önce vicdani bir meseledir. Bizler, yüzyılımızın özgürlük tomurcuklarıyız…

KARA BLOK

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: