Eylül, 2009 için arşiv

genocide in international law: the crimes of crimes

Posted in Anti Faşizm (Anti Fascism), e-kitap ( e-book ), insan hakları (human rights) on Eylül 30, 2009 by anticopyrighttr

Genocide in International Law-The Crimes of Crimes

içindekiler

1948’de kabul edlen soykırım sözleşmesi’ nin maddeleri şimdi hem yerel mahkemelerde hem de eski yugoslavya ve ruanda’ da özel mahkemelerde ciddi bir tartışma altında. kitap, korunan grupların özelliklerine, soykırımın nicel boyutlarına, cezaların uygulanması sorununa ve uluslararası yargı ile işbirliği gibi durumlara odaklanmış.

The provisions of the 1948 Genocide Convention are now being interpreted in important judgments by the International Court of Justice, the ad hoc Tribunals for the former Yugoslavia and Rwanda, and increasingly in domestic courts. In this definitive work,  the detailed attention to the concept of protected groups, the quantitative dimension of genocide, problems of criminal prosecution, and issues of international judicial cooperations such as extraditionis given.

ingilizce ( 608 sf. ) / english !!! ( 608 pg. )

indir / download:

http://rapidshare.de/files/48442647/Genocide_in_International_Law-The_Crimes_of_Crimes.rar.html

women, migration, and conflict – breaking a deadly cycle

Posted in e-kitap ( e-book ), Göçmenler ( İmmigrants ), Kadın Hakları (Women Rights), mülteciler (refugees ) on Eylül 30, 2009 by anticopyrighttr

Women, Migration, and Conflict Breaking a Deadly Cycle

dünya çapında büyük bir kısmı kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 35 milyon insan saldırılar ve savaşlar yüzünden yaşam alanlarını terk etmek durumunda. evlerinden ve yaşadıkları çevrelerinden uzakta kaldıkları bu süre içerisinde bu kadınlara ve çocuklara birer zararlı ve lanetli muamelesi yapılıyor ve bu insanlar her türlü cinsel, fiziksel saldırıya maruz kalıyor, zorla hamile bırakılıyor, psikolojik travma geçiriyor ve evlerine geri dönebilirlerse bu sefer sosyal uyumsuzluk ve dışlanmayla karşı karşıya kalıyorlar.

an estimated 35 million people worldwide are displaced by conflict, and most of them are women and children. during their time away from their homes and communities, these women and their children are subjected to a horrifying array of misfortune, including privations of every kind, sexual assaults, disease, imprisonment, unwanted pregnancies, severe psychological trauma, and, upon return or resettlement, social disapproval and isolation.

ingilizce ( 263 sf. ) / english !!! (263 pg.)

indir / download:

http://rapidshare.de/files/48442593/Women__Migration__and_Conflict_Breaking_a_Deadly_Cycle.rar.html

freiheit, sicherheit & recht – migrationsmanagement an den aussengrenzen der eu / freedom, security & justice – migration managament at the external borders of the eu

Posted in A.C.A.B., Anti Faşizm (Anti Fascism), Belgesel (Documentary), Göçmenler ( İmmigrants ), insan hakları (human rights) on Eylül 30, 2009 by anticopyrighttr

Freedom-Security-Justice_Freiheit-sicherheit-recht

“Özgürlük, Güvenlik ve Adalet  – Avrupa Birliği’nin Dış Sınırları ve Göçmen Düzenlemeleri” belgeseli AB’nin doğudaki dış sınırlarındaki, göçmenleri hedef alan  teknolojik gelişmeleri bizlere göstermektedir.

Ana akım medyanın da Akdeniz ve kanarya adalarındaki sınırlarda olan bitenleri sıklıkla dile getirmesine rağmen bu konulara gerekenin çok altında ilgi gösterildi. Film Slovakya ve ukranya arasındaki sınırlara odaklanarak AB’nin doğu sınırlarında olan bitenleri teknolojik ve kurumsal yönleriyle detaylı bir şekilde inceleme şansı veriyor.

Bununla AB’nin göçmen ve güvenlik politikalarının darbesi açık bir şekilde görülüyor. Filmin ana aktörleri olan Avrupa sınır güvenliği Frontex ve Slovakya sınır polisleri kendi stratejilerini, teknolojiyi nasıl kullandıklarını anlatıyorlar.

Çalışma, bu kendi kendini tanıtım üzerinden  Avrupa birliği sınır güveliği rejimini gözler önüne sermektedir.

Belgesel, “Borderlands of Europe” kollektifi tarafından Eylül 2008’de bir alan gezisi sırasında çekilmiştir.

“Freedom, Security & Justice – Migration Management at the External Borders of the EU” illustrates the technological build up within a new migration regime at the eastern external borders of the European Union.

While borderlands in the mediterranean and around the canary islands have been largely represented in the discourse of mainstream media, the eastern external landborders of the eu have rarely been paid attention. The film focusses on the example of the border between slovakia and the ukraine and gives a critical and detailed description of the technological, institutional and discoursive build-up of the eu landborders in the east.

İt becomes clear, how the impact of eu migration and security policy expands far over eu territory.as main actors in the slovakian-ukranian example, the european border agency frontex and the slovakian border police introduce their strategies and Technologies for effective regulation of migration into the eu.

The film critically comments on this selfpresentation of the eu border regime.

The film wasshot on a field trip of the collective “borderlands of europe” in september 2008.

Freiheit, sicherheit & recht – migrationsmanagement an den aussengrenzen der eu beschreibt den technischen ausbau und das neue migrationsregime an der östlichen aussengrenzen der europaischen union.

Wahrend die grenzraume im mittelmeer und vor den canarischen inseln mittlerweile in den fokus des medialen mainstream-diskurses gerückt sind,wurden die östlichen landgrenzen der eu bisher nur selten thematisiert.hier setzt der film an und beschreibt kritischund detailliert die technologische, institutionelle sowie diskursive aufrüstung der eu-grenzen am beispiel des grenzraumes slowakei/ukraine.

Es wird deutlich, wie weit der einfluss der europaischen migrations und sicherheitspolitik über die territorialen grenzen der eu hinausreicht.als wichtige akteurlnnen im slowakisch/ukrainischen beispiel treten die europaische grenzschutzagentur frontex und die slowakische grenpolizei auf und stellen ihre strategien und technologien zur effektiven kontrolle und regulierung von migration in der eu vor.

Der film liefert einen kritischen kommentar zur selbstdarstellung dese u grenzregimes.

almanca, yer yer ingilizce / german, some parts are in english !!!

indir / download:

http://rapidshare.com/files/392061475/freiheit_sicherheit_recht.part1.rar
http://rapidshare.com/files/392049089/freiheit_sicherheit_recht.part2.rar

if ı die tonight

Posted in A.C.A.B., ABD (USA), Anti Faşizm (Anti Fascism), Belgesel (Documentary), insan hakları (human rights), yakın tarih ( near history ) on Eylül 29, 2009 by anticopyrighttr

ıf i die tonight

If I Die Tonigh”ın odak noktası polisler tarafından öldürülenler ve suçlarını sümenaltı etmeye çalışan polisler. Filmdeki en ağır ve bilinen örneklerden biri NYC polisi tarafından cüzdanı silah zannedildiği için 41 yerinden vurulan Afrikalı göçmen Amadou Diallo’nun öyküsü, diğeri 13 yaşında polisler tarafından vurularak öldürülen Nicholas Heyward’ın öyküsü ve NYPD memurlarından biri tarafından vahşice saldırılan ve süpürge sapıyla dövülen Abner Louima’nın öyküsü.

2001 yılından beri düzenlenen Evsizler Dünya Kupası, futbolun uluslararası etkisini kullanarak ve “No Justice! No Peace!” sloganlarıyla evsizlere ve göçmenlere daha iyi bir hayat için imkan sağlamaya çalışıyor. Ve bu slogan sokaklardan yükselerek “yüce” Amerika’da polis şiddetine karşı hareketlerde motto haline geldi. 1999 yılında NYC polisleri tarafından katledilen Amadou Diallo’dan yola çıkılarak hazırlanan bu belgesel Amerikan polisinin rahatsız edici tarihini ortaya çıkartmaya çalışmış. Röportajlardan, deneyimlere, aktivist ve kurbanların yorumlarından, polislerden alınan kişisel yorumlara kadar çok açılı bir şekilde belgesel için  sağlıklı bir temel oluşturuyorlar.

The primary focus of  “If  I Die Tonight” is the victims of police brutality and the advocates that work to ensure accountability on the part of the cops. The most notorious examples profiled in the film are the shooting death of Amadou Diallo, an African immigrant gunned down by New York City police officers, who mistook the unarmed man’ s wallet for a gun, and shot at him 41 times, Nicholas Heyward, a thirteen year-old killed by a cop, and Abner Louima, who was brutally sodomized with a broom handle by a NYPD officer.
Using the global appeal of soccer to address the pandemic of homelessness, the Homeless World Cup was first established in 2001 to give homeless people the opportunity to better their lives through… No Justice!No Peace!No Justice!No Peace!. This rising chant from the streets has escalated in answer to the seemingly endless incidents of police brutality throughout this great nation…. Inspired by the slaying of Amadou Diallo, the African immigrant who was unjustifiably murdered by four New York City police officers in 1999  this stirring documentary explores the disturbing history of police brutality in America. Drawing upon a wealth of interviews and personal accounts from police officials, activists and victims, among others, this penetrating film examines the complexity of the abuse of authority from numerous angles.

ingilizce / english !!!

indir / download:

http://rapidshare.com/files/278846466/IIDTonight.part1.rar

http://rapidshare.com/files/278865786/IIDTonight.part2.rar

http://rapidshare.com/files/278865824/IIDTonight.part3.rar

http://rapidshare.com/files/278866273/IIDTonight.part4.rar

http://rapidshare.com/files/278866376/IIDTonight.part5.rar

http://rapidshare.com/files/278887281/IIDTonight.part6.rar

http://rapidshare.com/files/278901573/IIDTonight.part7.rar

http://rapidshare.com/files/278901572/IIDTonight.part8.rar

imf ve dünya bankası’na karşı istanbul’a / a call for istanbul against imf & world bank

Posted in aktivizm (activism), Anarşizm (Anarchizm), Anti Kapitalizm (Anti Capitalism), destek ( support ), Eylem (Protest), haberler ( news ), şehir ve direniş ( city and resistance ) on Eylül 29, 2009 by anticopyrighttr

imf_afis1_black-insiyatif

Küresel Katiller İstanbul’ da

Kapitalist Talana Karşı Düşlerimiz Eyleme!

Yerkürenin en arsız yalancıları, küresel kapitalizmin tahsilât memurları yaşadığımız topraklarda!

Yok oluşun mimarı I-M-F ve yoksulluğun yayıcısı Dünya Bankası, İstanbul’da yedi milyar insan evladı için neo-liberal intihar deneyini yeniden pazarlayacak.

Çoktan tamamlanmış hesapların, hijyenik pazarlıkların, trilyon dolarlık senaryoların hazır tutulduğu bond çantalar ve yeni nesil laptoplarla kongrecilik oynamaya geliyorlar. Tezgâh hazır: Dünyanın sonsuz krizi kapitalizmi, battığı bok çukurundan çıkarmak, bunu da yeryüzünün hayrına bir işmiş gibi satmak. Kapitalist talancılar, vizyon ve stil tazelemek istiyorlar. Bunun için birer hayırsever gibi, suratlarında afili bir tebessümle, kan bulaşmış elleri ceplerinde, yaşamlarımızı talan etmeye geliyorlar.

Yerel iktidar sahipleri, küresel katilleri ellerini ovuşturarak karşılıyorlar. Şirketleri çekebilmek için dağlarımızı düzlediler, ormanlarımızı kestiler, nehirlerimizi, yollarımızı değiştirdiler. Evlerimizi yıktılar. Binlerce insani evsiz bırakacak kentleri talan edecek dönüşüm projeleri geliştirdiler. Yaşamı, doğayı nükleer çöpleriyle çürüttüler. Nükleer ölüm santralleri için güneşin en güzel parladığı, denizin en mavi olduğu yerleri şirketlerin aç gözlü katillerine verdiler. Az değil, uzun erimli tam 12 nükleer santral projesi için binlerce insanın kanserle zehirlenmesini ağababalarından esirgemediler. Radyasyon sağlığa iyi gelir dediler, ölüm fındıklarını paylaştılar. İnsanları tüm doğal tatları unutturacak, genetiği değiştirilmiş kendileri kadar çirkin tohumları topraklarımıza buyur ettiler. Ölülere altın taktılar. Krizleri teğet geçtiler. Her 1 dakikada 5 yaşın altında 12 çocuğu öldüren bir düzenin, yaşamlarımızı bizden çalan kapitalizmin simsarları geliyor! Daha fazla ölüm, açlık yoksulluk ve ekolojik yıkım için geliyorlar. Ekranlarda marifetlerini, iğreti cümlelerle dizi aralarına sıkıştırdıkları icraatın içinden ve gülerek anlattılar. Tüm bunlar kendilerinin ve onların şirketleri için. Varlığımızı kapitalizmin varlığına kurban etmek için.

Gelsinler! Ve o iğrenç tebessümleriyle karşımızda dursunlar. Biz burada ve her yerdeyiz. Yeryüzünü sonuna kadar talan etmeyi kafasına takmış Yalan İmparatorluğu’na karşı, yaşamlarımızı ellerimize almak için bütün öfkemizle İstanbul’dayız.

İsyan, Devrim, Anarşi !

a call for istanbul for action against imf & wb. meeting, from ankara.

white light black rain

Posted in Anti Faşizm (Anti Fascism), Belgesel (Documentary), nükleer karşıtı ( antinuclear ), yakın tarih ( near history ) on Eylül 29, 2009 by anticopyrighttr

white light black rain

İkinci Dünya Savaşı’nın son günleriydi. ABD hükümetine bağlı bilim adamı ordusu, korkunç bir katliamın ön hazırlığını günlerce önce sona erdirmişti. Onbinlerce sivil insanın ölümü ve daha fazlasının yaralanmasıyla sonuçlanan kanlı katliam, dünya kamuoyuna insanlığın bilimsel gelişimi olarak lanse edildi. Kullanıldığı anda yüzbinlerce  insanın canını alan atom bombası, ardında yıkılmış bir şehir, bütünüyle ölü bir toprak, soluk alamayan insanlar ve kahverengi bir gökyüzü bıraktı. Sokaklardan aylarca dağılmayan yanmış ceset kokusu, ABD’nin demokrasi ve insan hakları anlayışının kokuşmuşluğundan başka bir şey değildi.

6 Ağustos 1945’de ABD, Japonya’nın Hiroşima kentine bir atom bombası attı. Bombanın atıldığı anda ölen insanların sayısı 50 bine yakındı. 6 Ağustos’u takip eden aylar boyunca, bombanın radyoaktif etkisinin bir sonucu olarak, ölü sayısı resmi kayıtlara göre 150 bine ulaştı. Bu sayının çok çok üstünde insan sakat kaldı. Yayılan radyasyon doğal yaşamın bütün üretim dengelerini alt üst etti. Hiroşima topraklarında uzun yıllar tek bir bitki yetişmedi ve doğan çocukların büyük çoğunluğu kanser vb. hastalıklarla karşı karşıya kaldılar. Sağ kalabilenlere “hibakusha” denildi.

Bu soğuk kanlı bir cinayet miydi, yoksa savaş sırasında yapılmış geri dönülmez bir hata mı? Gökyüzünden yağan ölüm acaba yanlış anlaşılan bir komuttan ya da deli bir pilotun kendi inisiyatifinden kaynaklanmış olamaz mıydı? 6 Ağustos 1945’te dünyada milyonlarca insanın aklından ilk önce bunlar geçti. Akıl almaz bir bilanço çıkmıştı ortaya. ABD kendini aklamaya çalışmıyor, insanlar ilk kez karşılaştıkları bu ölüm makinesinin üzerlerinde yarattığı şok etkisi ile radyoların başından ayrılamıyorlardı. Bu arada Japonya’nın bir şehrinde yaşam durmuş, derileri yüzülmüş ama hayatta kalacak kadar şanslı olan insanlar, nehir kenarlarına sığınmış, kan kokan bedenlerini bataklık sineklerinden korumaya çabalıyor, bir yandan da tepelerine inebilecek yeni bir bombanın korkusu ve haber alamadıkları yakınlarının endişesiyle, ABD’yi lanetliyor ve ölülerine ağıtlar yakıyorlardı.

Çok geçmeden ölümün yanık kokusu bütün Japonya’ya yayıldı. Haftalara yayılan bir gece başladı Japonya’da. Gece bitmedi. Gün doğmadı. ABD bir kez daha yeni onbinlerin soluklarını kesmeye karar vermişti. 9 Ağustos 1945, bu kez hedef Nagazaki. Gökten düşen yeni bir atom bombası… İnsanlığı sırtından vuran yeni bir saldırı… Ölümün kokusu aynı, akan kanın rengi, inlemeler ve haykırışlar, tiz çığlıklar, katliamın faili aynı! Hiroşima ve Nagazaki’deki saldırıların ardından hayatta kalmayı başaranların belleklerinde iz bırakan görüntüler aynı…

Bugün katliamların üzerinden 59 yıl geçti. 59 yıl, kanayan yaraları sardı belki ama acıları dindirmedi. O günden bugüne çok şey değişti. “Bilim” ilerledi. Atom bombası yerini, nötron bombasına ve isimleri sayıldığında uzun listeler oluşturabilecek bir sürü yeni silaha bıraktı. Kullanıldıklarında bir kenti değil, koca bir kıtayı haritadan silebilecek güçte bombalar üretildi.

On August 6th and 9th, 1945, two atomic bombs vaporized 210,000 people in Hiroshima and Nagasaki. Those who survived are called “hibakusha”–people exposed to the bomb–and there are an estimated 200,000 living today. Today, with the threat of nuclear weapons of mass destruction frighteningly real- the world’s arsenal capable of repeating the destruction at Hiroshima 400,000 times over. Steven Okazaki revisits the bombings and shares the stories of the only people to have survived a nuclear attack.

english / ingilizce !!!

indir / download:

http://rapidshare.com/files/129059354/HiroshiS.part01.rar
http://rapidshare.com/files/129059405/HiroshiS.part02.rar
http://rapidshare.com/files/129059389/HiroshiS.part03.rar
http://rapidshare.com/files/129059429/HiroshiS.part04.rar
http://rapidshare.com/files/129059387/HiroshiS.part05.rar
http://rapidshare.com/files/129059403/HiroshiS.part06.rar
http://rapidshare.com/files/129059419/HiroshiS.part07.rar
http://rapidshare.com/files/129059376/HiroshiS.part08.rar
http://rapidshare.com/files/129059315/HiroshiS.part09.rar

not: tanıtıma ilişkin yazı cut-up şeklinde kızılbayrak dergisinden alınmıştır.

the betrayal – nerakhoon

Posted in Anti Faşizm (Anti Fascism), film ( movie ), Göçmenler ( İmmigrants ), insan hakları (human rights), Vietnam, yakın tarih ( near history ) on Eylül 29, 2009 by anticopyrighttr

betrayal-nerakhoon

“the betrayal” vietnam savaşından kaçan, babasını kaybeden ve annesiyle göçmen hayatının zorluklarıyla başa çıkmaya çalışan thavi’ nin 23 yıllık çalışmaları sonucu ortaya çıkan ve kendi yaşam öyküsüne dayanan hikayesi..

The Betrayal (AKA Nerakhoon) is a documentary that was shot over the course of 23 years, Thavi narrates his own story as a child surviving the Vietnam war and loss of his father, and then, as a young man struggling to overcome the hardships of immigrant life, an experience shared with his mother in war.

ingilizce / english !!!

indir / download:

http://rapidshare.com/files/278630627/Betrayal.part1.rar
http://rapidshare.com/files/278007570/Betrayal.part2.rar
http://rapidshare.com/files/278630639/Betrayal.part3.rar
http://rapidshare.com/files/278630638/Betrayal.part4.rar
http://rapidshare.com/files/278049195/Betrayal.part5.rar
http://rapidshare.com/files/278050117/Betrayal.part6.rar
http://rapidshare.com/files/278688352/Betrayal.part7.rar
http://rapidshare.com/files/278078779/Betrayal.part8.rar