Ekim, 2009 için arşiv

before stonewall

Posted in ABD (USA), Belgesel (Documentary), insan hakları (human rights), Lgtb, şehir ve direniş ( city and resistance ) on Ekim 31, 2009 by anticopyrighttr

beforestonewall

Stonewall ayaklanmaları ,ABD’nin New York şehrinin Greenwich Village mahallesindeki Stonewall Inn’de 28 Haziran 1969 tarihinin erken saatlerinde bir polis baskınına karşı yapılan bir dizi hazırlıksız, şiddetli gösteriye verilen ad. Bu gösteriler çoğunlukla ABD tarihinde eşcinsellerin, cinsel azınlıklara zulmeden hükûmet tarafından desteklenen bir sisteme karşı ilk mücadeleleri olarak tanınır ve başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere tüm dünyadaki eşcinsel hakları hareketini başlatan tanımlayıcı olaydır.

ABD’deki ilk homofil grupları, eşcinselleri topluma asimile edebildiklerini ispatlamaya çalıştılar ve hem homoseksüeller hem de heteroseksüeller için çelişmeyen eğitimi tercih ettiler. Bununla birlikte 1960’ların son yıllarında Afrikalı-Amerikalı sivil hakları hareketi, 1960’lardaki karşıkültür ve savaşa karşı gösteriler gibi birçok etkin toplumsal hareketler oluştuğu için bu dönem çok mücadeleciydi. Bu etkiler, Greenwich Village’in liberal ortamı ile Stonewall ayaklanmaları için katalizör oldu.

The Stonewall riots were a series of spontaneous, violent demonstrations against a police raid that took place in the early morning hours of June 28, 1969, at the Stonewall Inn, in the Greenwich Village neighborhood of New York City. They are frequently cited as the first instance in American history when people in the homosexual community fought back against a government-sponsored system that persecuted sexual minorities, and they have become the defining event that marked the start of the gay rights movement in the United States and around the world.

Early homophile groups in the U.S. sought to prove that gay people could be assimilated into society, and they favored non-confrontational education for homosexuals and heterosexuals alike. The last years of the 1960′ s, however, were very contentious, as many social movements were active, including the African American Civil Rights Movement, the Counterculture of the 1960′ s, and antiwar demonstrations. These influences, along with the liberal environment of Greenwich Village, served as catalysts for the Stonewall riots.

ingilizce / english !!!

indir / download:

http://rapidshare.com/files/178003110/Before_Stonewall_1984.part1.rar
http://rapidshare.com/files/178006931/Before_Stonewall_1984.part2.rar
http://rapidshare.com/files/178010622/Before_Stonewall_1984.part3.rar
http://rapidshare.com/files/178014263/Before_Stonewall_1984.part4.rar
http://rapidshare.com/files/178017781/Before_Stonewall_1984.part5.rar
http://rapidshare.com/files/178018493/Before_Stonewall_1984.part6.rar

şifre / pass: lady-shadow

after stonewall

Posted in ABD (USA), aktivizm (activism), Belgesel (Documentary), insan hakları (human rights), Lgtb, şehir ve direniş ( city and resistance ) on Ekim 31, 2009 by anticopyrighttr

afterstonewall

Stonewall ayaklanmalarından sonra New York’taki geyler ve lezbiyenler, kohezif bir toplum olmanın önünde engel olan cinsî, sınıfsal ve nesilsel engellere uğradılar. Ondan sonraki altı ayda New York’ta, cepheleşmeye yönelik taktiklere vurgu yapan iki tane eşcinsel eylemci grubu ile geyler ve lezbiyenlerin haklarını desteklemek için üç tane gazete kuruldu. Birkaç yılda gey hakları dernekleri başta ABD, tüm dünyada kuruldu. 28 Haziran 1970’te Los Angeles ve New York’ta ayaklanmaların yıldönümünü anan ilk onur yürüyüşleri düzenlendi. Diğer kentlerde de benzeri yürüyüşler düzenlendi. Günümüzde yıllık olarak Gey Onur etkinlikleri, Stonewall ayaklanmalarını anmak için haziran ayının sonunda düzenlenir.

After the Stonewall riots, gays and lesbians in New York City faced gender, class, and generational obstacles to becoming a cohesive community. Within six months, two gay activist organizations were formed in New York, concentrating on confrontational tactics, and three newspapers were established to promote rights for gays and lesbians. Within a few years, gay rights organizations were founded across the U.S. and the world. On June 28, 1970, the first Gay Pride marches took place in Los Angeles and New York commemorating the anniversary of the riots. Similar marches were organized in other cities. Today, Gay Pride events are held annually throughout the world toward the end of June to mark the Stonewall riots.

ingilizce / english !!!

indir / download:

http://rapidshare.com/files/177971809/After_Stonewall_1999.part1.rar
http://rapidshare.com/files/177976776/After_Stonewall_1999.part2.rar
http://rapidshare.com/files/177981060/After_Stonewall_1999.part3.rar
http://rapidshare.com/files/177985105/After_Stonewall_1999.part4.rar
http://rapidshare.com/files/177989446/After_Stonewall_1999.part5.rar
http://rapidshare.com/files/177993692/After_Stonewall_1999.part6.rar
http://rapidshare.com/files/177998005/After_Stonewall_1999.part7.rar
http://rapidshare.com/files/177999129/After_Stonewall_1999.part8.rar

şifre / password: lady-shadow

the take over of south america

Posted in ABD (USA), Belgesel (Documentary), küreselleşme ( globalization ), yakın tarih ( near history ) on Ekim 31, 2009 by anticopyrighttr

(tr)eğer amerika’nın dünyadaki liderliğini nasıl oluşturduğunu anlamak istiyorsanız yakın tarihte cia ve ortaklarının politikacılarla birlikte güneydeki komşularını nasıl sömürüp, yağmaladıklarını ve bunun devamlılığı için o ülkelerin kaynaklarını ve sağlığını nasıl kullandıklarını kavramakta yarar var.

(en)If you want to understand how North America has attained its dominant role in the world, a look at some recent history of how the CIA and the allied forces have been used by politicians to corrupt and pillage their southern neighbors along with their resources, dignity and wealth.

İNGİLİZCE / ENGLISH

netten izle / watch online:

http://www.documentary-film.net/search/watch.php?&ref=272

indir / download:

http://www.zshare.net/download/67731146a7027b47/

dikkat! anarşist düşebilir

Posted in Anarşizm (Anarchizm), destek ( support ), haberler ( news ) on Ekim 30, 2009 by anticopyrighttr

dikkat anarşist düşebilir

Dikkat! O, sen de olabilirsin!

Taşkışla Sahnesi, 2009 sezonunda Dario Fo’nun “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” adlı oyunundan uyarladığı “Dikkat! Anarşist Düşebilir” ile karşınızda…

Görmezden geldiklerimiz ve “göremediklerimiz” sahnede…

Topluluğumuz, Dario Fo’nun kalemine müdahale ederek; kalemi çoktan kırılmış “farklı”ları “koro” olarak oyuna eklemiştir. Korodaki mağdurlarımız artık bir dur ihtarı vermek isterler emniyet’in hiyerarşisine ve kim vurduya getirilen hikayelerine. Sözlerini söylemek ya da sıkıştıkları duvarlar arasından kurtulmak için – bir umut – kendilerini hafif kafadan kontak bir tiyatrocuya göstermeye karar verirler. Tiyatrocuyu sesleri yaparlar, mağdurların söylenmemiş sözlerini hiyerarşik yapının kendi diliyle ortaya koysun diye… Yargıç rolü oynamak için can atan tiyatrocumuz, sahnede polislere epey ter döktürür ve emniyet binasında hasıraltı edilen gerçekler polislerin ellerine yüzlerine bulaşır.

Öyleyse başlasın adalet arayışı…

Duvarların dili olsa neler anlatırdı? Ya da toprağın altında gömülü gerçekler ortaya çıksa neler olurdu? Ama dur, daha çok işimiz var! Peki, nereden başlamalı? Mesela şu nasıl: “Tak, tak!” – “Kim o?” – “Polis” – “Bam! Bam!”. Güzel, peki ya sonra? Yeter artık! Kardeşime dokunma! Bravo! Ama olmadı; yine harcadılar kardeşini. Ve birini daha, birini daha… Tamam, o zaman başlasın adalet arayışı. Mahkeme duvarı suratlar, adalet arayanı kovalar. Çaldığın kapılar teker teker yüzüne kapanırlar. Sonuç? “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar”… Şimdi ne yapacaksın? Gerçeği gördüm bir kere, artık sessiz kalamam. Umudum var, perdeyi aralayacak kadar. O zaman vaktidir sahneyi kurmanın; adaleti tam da kaybolduğu yerde aramanın. O halde başlasın artık oyun; kovala, sorgula, hesap sor, çıkar ortaya!..

Bazen bir dokunuş her şeyi değiştirir ya, biz de dokunmak istedik; kardeşimize dokunmasınlar diye! Sürç-i lisan ettiysek, diyemiyoruz affola… Akıl dedikleri buysa eğer, yaşasın deliler!

İyi seyirler!

news of a theatre play, adapted from the dario fo’s ” accidental death of an anarchist “.

oyun tarihleri:

02 Kasım Pazartesi 18:30 İ.T.Ü. Taşkışla Kampüsü 127 Numaralı Salon

16 Kasım Pazartesi 18:30 Boğaziçi Üniv. Güney Kampüsü Demir Demirgil Salonu – Aziz Nesin Vakfı Yararına

22 Kasım Pazar 18:00 14. Ankara Uluslararası Tiyatro Şenliği – DT Şinasi Sahnesi

metropol sürgünleri

Posted in Anti Kapitalizm (Anti Capitalism), Belgesel (Documentary), insan hakları (human rights), şehir ve direniş ( city and resistance ) on Ekim 30, 2009 by anticopyrighttr

metropol sürgünleri-tarlabaşı

Kentsel Dönüşüm projesi adı altında yıkımına karar verilen Tarlabaşı’ nda, tapuları olmasına rağmen insanların barınma hakkı da elinden alınıyor. Bir kültür ve bir yaşam yok edilmek isteniyor…

Onlar İstanbul’ un ‘ötekileri’ olarak adlandırıldılar. Kimileri köyleri yakıldığı için, kimileri işsizlikten, kimileri ise yaşama alanı bulduğu için sığınacak yer olarak seçmişler Tarlabaşı’ nı. Bütün hayatlarını köylerinde bırakıp gelmişler taşı toprağı altın denilen İstanbul’ a. Ucuzdu, en azından başlarını sokacakları yerleri vardı. Onlar mimari yapıymış, değerliymiş, Beyoğlu’ nun arka sokağıymış aldırmadılar, yaşamak zorundaydılar burayı seçtiler.

Tarlabaşı da diğer  ‘ ötekileştirilmiş ‘ mahallelerle aynı kaderi paylaşıyor. Kentsel Dönüşümün odak noktası. Burada biraz daha farklı ilerliyor proje, yasada ‘ yenilme ‘ diye geçip yıkım kararı çıkartılıyor.

Sokaklarda çöpler dolu. Belli ki toplanmıyor. Zaten çöküntü alanı olarak gösteriliyor yıkım için. Belediyenin hizmet getirmediğini söylüyor mahalle sakinleri.Çöp toplanmadığı, güvenlik sağlanmadığı, restore edilmediği zaman bir alan her gün çürütüle çürütüle çöküntü alanı haline getirilebilir. Belediyenin yapmaya çalıştığı da bu.

Kentsel Dönüşüm projesi dedikleri projenin altında yatan büyük rantın peşinde holdingler. İnsan yaşamı hiçbir şey için onlar için. Burada yaşayan insanları kent sürgünlüğüne mahkûm ediyorlar. Aldıkları her nefesin hesabını yapıyorlar. Burada Süryani’ si de, Kürt’ ü de, Ermeni’ si de, Rum’ u da, mültecisi de ve travestisi de bir arada yaşayabiliyor. Onlar bir yaşam bulmuşlar, bu yaşamı da kaybetmek istemiyorlar.

Belediyenin Toki üzerinden Tayyip Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen Çalık Grubu’na ihale ettiği Tarlabaşı 1. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi ilçe sakinlerini ayağa kaldırdı. 5 katlı binalarına sadece 22 metrekarelik dükkan yeri verildiğini vurgulayan mülk sahiplerinin yüzde 80’i Çalık Grubu ile anlaşmaya yanaşmadı. Mülk sahipleri ve kiracılar ‘Tarlabaşı ıslah edilsin, iyileştirilsin; ama rantsal dönüşüm merkezi olmasın” diyor; Çalık, Toki, Belediye ve sermayedarlarsa “Tarlabaşı, Tarlabaşı’ lılara bırakılamayacak kadar değerli bir yer”…

a documentary about tarlabaşı, a gentrification area in istanbul…

türkçe / turkish !!!

indir / download:

http://rapidshare.com/files/373498999/metropol_surgunleri.part1.rar

http://rapidshare.com/files/373483070/metropol_surgunleri.part2.rar

death in gaza [ 2004 ]

Posted in Anti Faşizm (Anti Fascism), Belgesel (Documentary), Filistin (Palestine), insan hakları (human rights), yakın tarih ( near history ) on Ekim 29, 2009 by anticopyrighttr

death in gazagazze ve refah arasında geçen belgeselde ahmet (12), muhammed (12) ve nejla (16) adlı çocukların günlük yaşamları üzerinden israil – filistin çatışmalarının görünümü.

belgesel bu çatışmanın içinde günlük hayatlarını devam ettirmeye çalışan insanların bu hayatlarını ve çatışmaların hayatlarını ne şekilde etkilediğini gözler önüne seriyor.

belgesel filmin çekilişi esnasında, yönetmen james miller’ın, bir çatışma anında içinde bulunduğu gazeteci grubuna üzerlerinde basın mensubu olduklarını gösteren yelekler, ellerinde  salladıkları beyaz bayrakları ve  ingiliz gazetecileri olduklarını haykırmalarına rağmen israil askerlerince açılan ateşle boynundan vurularak öldürüldüğünü not olarak düşelim. ( gazetecilerin o esnada başlarında miğfer taşımaları ve miller’ın boynundan vurulmuş olması da hedef alarak yapılan atışların göstergesidir)

Death In Gaza, 2004 documentary film about the Israeli-Palestinian conflict, spends its time between gaza and rafah. It concentrates on 3 children, Ahmed (age 12), Mohammed (age 12) and Najla (age 16). The film tells the story of the lives of the people who live with such a conflict everyday, and how it affects their lives.

While filming this movie, Producer / Director James Miller was killed as a result of gunfire from an Israeli army soldier. Miller’s death came about after he and fellow crew members were attempting to approach an Israeli APC at night time, audibly and visibly suggesting their neutrality as journalists by wearing helmets and flak vests marked “TV”, waving a white flag and walking slowly in the open.A first warning shot was fired by Israeli soldiers, and a crew member reaffirmed their neutrality by yelling “We are British journalists”. Seconds later, another shot was fired and hit Miller in the neck, killing him instantly.

ingilizce / english !!!

indir / download:

http://rapidshare.com/files/152497553/Death_In_Gaza.avi.001
http://rapidshare.com/files/152497665/Death_In_Gaza.avi.002
http://rapidshare.com/files/152497765/Death_In_Gaza.avi.003
http://rapidshare.com/files/152497895/Death_In_Gaza.avi.004
http://rapidshare.com/files/152498004/Death_In_Gaza.avi.005
http://rapidshare.com/files/152498125/Death_In_Gaza.avi.006
http://rapidshare.com/files/152498226/Death_In_Gaza.avi.007
http://rapidshare.com/files/152498233/Death_In_Gaza.avi.008

stop the big brother state

Posted in Animasyon (Animations), Anti Faşizm (Anti Fascism), insan hakları (human rights), İzleniyoruz (They're Watching Us) on Ekim 29, 2009 by anticopyrighttr

stop the big brother state

kısa çalışmada adı geçen  veren “big brother” kavramı orwell’ in 1984 romanından alınma.

romanın anti-ütopik dünyasında, totaliter bir merkezi tek parti’nin yönetiminde korku, propaganda ve beyin yıkama ile halk ve hayatı manipüle edilmektedir. roman daha sonra ünlenecek “büyük birader” ve “düşünce polisi”  gibi kavramları içermektedir.

günümüzde “terör” bahane edilerek kamusal alana yerleştirilen kameralarla toplumun her bir bireyi krimanilize edilmekte, bir suçlu gibi izlenmektedir. bunun dayandırıldığı sebep toplum güvenliği olmakla beraber, sadece sistemin totaliterleşmesine ve bir polis devleti aygıtına dönüşmesini hızlandırmaya yaramaktadır.

sadece kameralarla değil, günün her anında hayatlarımızın çeşitli evrelerinde rastladığımız sözde güvenlik tedbirleriyle toplanan kişisel verilerin nerede ne şekilde kullanıldığı ise müphemdir.

unutmamakta fayda var: ” sözde bir güvenlik için, temel özgürlüklerini feda edenler, ne özgürlüğü ne de güvenliği hak eder”.

the big brother state is an educational film about what politicians claim to be protection of our freedom, but what we refer to as repressive legistation.

with the laws, which are aiming “national security” goverments aim at another goal:the states gaining more and more control of their citizens at the cost of our privacy and freedom.

don’t forget: the people willing to trade freedom for temporary security deserve neither and will lose both.

ingilizce / english !!!

indir / download:

http://rapidshare.com/files/385144878/big_brother_state.rar