yüzyılın itirafları – the fog of war

İktidar, tebaasının korkusundan beslenip, bu korku ve acziyeti kendi çıkarına (en büyük güç olduğunu ispata) hizmet eder hale dönüştürüyor.

Kimilerine göre  Vietnam Savaşı’nın şahini, kimilerine göre ise katili olarak nitelendirilen McNamara, 1916 doğumlu, Harvard’da eğitim görmüş ve kırk küsur yaşında Ford şirketine genel müdür olarak atanmış parlak bir kimseyken, sadece altı ay sonra Kennedy’den bakanlık önerisi alır. Maaşı onda birine inecek ve yeni atlattığı maddî sorunlar yeniden başlayacaktır ama görevi kabul eder. Kennedy’den sonra Johnson’ın da savunma bakanlığını yaparak, Domuzlar Körfezi Krizi ve Vietnam Savaşında aktif rol oynar. Anılarını topladığı birkaç kitabın yanı sıra bu belgeselde de kamera karşısına geçip yaşamındaki sancılı dönemi, yapılan hataları, “Öyle değil de şöyle öldürsek daha iyi olurdu” kabilinden teknik ayrıntıları(!) dillendirir ve bunca yıllık hayatı boyunca öğrenmiş olduğu on bir dersi bizlerle paylaşır. ABD denen dev gücün, savaşı çocuk oyuncağı gibi addederek, kitleleri nasıl ölüme yolladığını ve kendi ulusunu kurtarmak için diğer ulusları nasıl feda edebildiğini ortaya koyması hasebiyle büyük yankı uyandıran Yüzyılın İtirafları, 2004 yılında “En İyi Belgesel” dalında bir de Oscar heykelciğiyle taçlandırılır.

Düsturlarından biri “Kendine sorulanı değil, sorulmasını istediği soruyu cevaplamak” olan McNamara’nın, duymamızı istediği şeyleri anlattığı ihtimali gözönünde bulundurulursa, ömrünün bu son deminde itiraf ettiklerinin üzüntüsünü taşıyor olduğuna dair tavrı pek inandırıcı değil. Öyle ki, yaveri General Curtis Lemay’in gereksiz bombardımanlarıyla, İkinci Dünya Savaşı’nda, Tokyo’da -bir gecede- 100.000 sivilin öldürülmesinden bahsettikten sonra, Ford’da çalıştığı yıllarda insanların hayatını kurtaran bir buluş olan emniyet kemerini icat ettiğini gururla söylemesi oldukça manidar. Üstelik emniyet kemerini icat etmekteki amacı, insan hayatını önemsemekten çok “kemersiz araba” satışlarının gerçekleşen kazalar sebebiyle düştüğü gerçeğine dayanınca her şey biraz daha belirgin hale geliyor. Böylece tekrar bize verdiği derslerin ilkine dönüyoruz: “Düşmanınla empati kur.”

“Bu devlete ne lazımsa ben getiririm ama sisteme halel getirtmem, muhalefet yapılacaksa onu da ben kontrol ederim!” alt metnine sahip bir buyruktan kurtulamayan “Amerikan eleştirisi”, belgeselde bu anlayışın bir başka versiyonuyla karşımıza çıkıyor. Bu bağlamda, Schopenhauer’un konformist ve zevkine düşkün bir yaşam sürdüğü halde, “Dilenciye verilen sadakanın onun çileli yaşamını uzattığını” ileri süren anlayışındaki çelişkiyi barındıran ABD sisteminin, “Öldürüyorum, yok ediyorum” yerine “Özgürleştiriyorum, yeniden yapılandırıyorum” kılıfına büründürdüğü günahları da, aslında sadece gösterişten ibaret.

“Amerika’nın iç yüzü, gizli yönleri, korkunç gerçekler, önemli kayıtlar, bilinmeyenler… Daha önce hiç duymadınız, görmediniz” masalını, temcit pilavı yanında bir garnitür olarak sunmak isteyenlere karşın, yapıtın Errol Morris’e ait olması umut verici. Belgeselci ve araştırmacı kimliğinin yanı sıra, kaliteli görüntüler sunan, sinema duygusu güçlü tarafını da görmezden gelemediğimiz Morris, McNamara anlatırken ortaya çıkan tablonun yenilir yutulur cinsten olmadığının farkında olmakla beraber yönetmenlik anlamında kimi zaman yüzeysel bir yaklaşım takip ediyor. Asgarî müdahalesi McNamara’yı konuşturmak ve eleştiriyi izleyiciye bırakmak şeklinde vuku buluyor.

Using archival footage, United States Cabinet conversation recordings, and an interview of the eighty-five-year-old Robert McNamara, The Fog of War depicts his life, from his birth during the First World War remembering the time American troops returned from Europe, to working as a WWII Whiz Kid military officer, to being the Ford Motor Company’s president, to his being employed as Secretary of Defense and the Cuban Missile Crisis, to managing the American Vietnam War, as defense secretary for presidents Kennedy and Johnson — emphasizing the war’s brutality under their regimes, and how he was hired as secretary of defense, despite limited military experience.

TÜRKÇE ALTYAZILI / ENGLISH ( WITH TURKISH SUBTITLES ) !!!

indir / download:

http://rapidshare.com/files/40099083/TFogO_fWar.part1.rar

http://rapidshare.com/files/40104894/TFogO_fWar.part2.rar

http://rapidshare.com/files/40110093/TFogO_fWar.part3.rar

http://rapidshare.com/files/40116302/TFogO_fWar.part4.rar

http://rapidshare.com/files/40133109/TFogO_fWar.part5.rar

http://rapidshare.com/files/40169090/TFogO_fWar.part6.rar

http://rapidshare.com/files/40172003/TFogO_fWar.part7.rar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: