istanbul: 1 mayıs’ ta kara bayraklarla…

Ve majesteleri Taksim’i işçi sınıfına lütfetti…İşçi sınıfının “öncüleri” bir haftadır majestelerinin jestini bir geri adım olarak görüp zafer çığlıkları atıyor. Ancak kazın ayağı öyle değil.

Bu topraklarda süregelen sınıf mücadelesi içerisinde en çok tartışılan konulardan birisi olan 1 Mayıs kutlamalarının Taksim’de yapılması meselesine bu sene açılım üzerine açılım yapan hükümet son noktayı koymuş görünüyor. Kabul ki, bu ne bir mücadelenin sonucu ne de özgürleştiren bir devletin Türkiye işçi sınıfına bir jestidir.

Bugün, hükümet fark etmiştir ki, kitleler Taksim yasağı olmadan da kontrol altında tutulabilir. Allah’ın her günü eylem yapılan ve artık neredeyse çoğu eyleme çevik kuvvet bile gönderilmeyen bir tüketim bölgesinde binlerce insanın 1 Mayıs kutlaması devleti ve burjuvaziyi nasıl korkutabilir ki… Bir kaç ulus-ötesi firmanın camının çerçevesinin indirilmesi mi riskli olan yönetenler için?…Tabii ki değil. IMF ve Dünya Bankası eylemlerinden bildiğimiz kadarıyla, polis eylemcilerin toplantıların yapılacağı salona yaklaşmalarındansa onları bir çok mağazanın olduğu Beyoğlu’na ve Sıraselviler’e sürmüştü.

Peki neydi devlet ve devrimciler için Taksim gibi İstanbul’un tüketim, sömürü ve uyuşmanın merkezi olan bir meydanı vazgeçilmez kılan? Devrimciler için Taksim 1977’de gerçekleştirilen katliamdan sonra anlam kazanıyor. 1978’den bu yana işçiler, sosyalistler ve devrimciler her 1 Mayıs’ta 77 katliamınının hesabını sormak ve katledilenleri anmak üzere Taksim’i 1 Mayıs alanı olarak görüyorlar. Buna karşın yasakçı, faşist ve kendine güvensiz bir devletin güvenlik bahanesiyle çıkardığı yasa ile bugüne kadar süren inadını görüyoruz Taksim’e dair.

33 yıldır her bahar geldiğinde tek gündemimiz Taksim meydanında 1 Mayıs’ta olmuştur. Taksim hem devlet hem de devrimciler için bir namus meselesine dönüşmüştü. Ve bugün majesteleri hiçbir şey olmamış gibi Taksim’i 1 Mayıs’a açtı. İşçi sınıfının resmi önderleri ve devrimciler zafer naraları atmaya devam ediyorlar. Önce devletin yasalarında Devlete ve Kapitalizme karşı ezilenlerin mücadele, direniş ve dayanışma gününü resmi tatil ilan ettirdiler şimdi de Taksim’i 1 Mayıs’a açtırdılar. Ne büyük zafer öyle değil mi? Bu kazanımları toplumsal devrim mücadelesi tarihinde nereye koyacağımızı bilemiyoruz.

O gün polis barikatlarıyla, yoğun güvenlik terörüyle kuşatılmış ve büyük ihtimalle kimlik kontrolleri, üst aramalarıyla polis terörünün estiği bir Taksim işçi sınıfının mücadele ve direniş gününe ne kadar yakışır değil mi? Bugünkü siyasal iktidar ne yazık ki her şeyin içini boşalttığı gibi artık Taksim’in de içini boşaltmış görünüyor. Sınıf savaşımının alan mücadelesine yansıdığı Taksim’de 1 Mayıs tartışması geçen sene “makul kalabalık” dayatmasıyla bu sene de sendikaların “provokatörleri” aralarına almama sözüyle sınıflar arası barışa ve gönüllü boyun eğdirmeye hizmet eden bir saldırıya dönüştürülmüştür…

…ve ilan ediyoruz ki izin verilen ve “makul” bir Taksim karşı-devrimcidir.

Majestelerinin bize Taksim’i lütfetmesinin altında işçi sınıfını ve tüm ezilenleri teslim alma güdüsü yatmaktadır. Bu, basit bir inatlaşma değildir. Polis tacizleri ve barikatları arasına sıkıştırılmış bir bayramı reddediyoruz. 1886’da Haymarket’ten, 1977 Taksim’den 1996’da Kadıköy’den ve son olarak 2009’da Cihangir’deki Kara 1 Mayıs’tan bu yana 1 Mayıs yönetenlere ve sermaye sistemine karşı mücadelenin, isyanın ve direnişin sembolleştiği bir gündür. Majestelerinin 1 Mayıs’ı patronlar için “emek” ve sınıflar arasında “dayanışma ve barış” bayramına dönüştürülmesini reddediyoruz.

Sermaye sınıfı saldırılarını her alanda arttırırken, küçük kırıntılarla özgürleşme illüzyonu yaratmak istiyor. Kürt gençlerine kurşun, çocuklarına da yıllarca süren hapis yaşamı vaat eden Kürt açılımı, demokratikleşme safsatasıyla neo-liberal sömürge politikalarının rahatça uygulanabilmesi için ileri sürülen anayasa değişiklikleri, milyonlarca insanın evlerini başlarına yıkarak göçe zorlayan, yoksulları şehrin dışında kurulan betonarme mezarlıklara gömmek isteyen kentsel dönüşüm zırvası, endüstriyel kapitalist uygarlığın “kalkınma ve ilerleme atılımı” söylemiyle doğal ve ekolojik mirası zengin bölgelerde gerçekleştirilmek istenen ve tamamen ekolojik yıkımla ve göçle sonuçlanacak olan enerji politikaları, bağımlılık ve yıkım anlamına gelen su ve gıda politikaları, hastanelerin daha verimli işlemesi vaadiyle özelleştirilerek yüz binlerce sağlık emekçisinin işten atılması, insanların parası kadar sağlığa sahip olacağı bir sağlık reformu, yüz binlerce insanın güvencesiz ve işsiz kalmasına neden olacak özelleştirme çalışmaları ve sayısız alanda ezilenlere yönelik baskı, sömürü ve ayrımcılık sürerken 1 Mayıs’ın sınıflar arasında barışçıl bir bayram havasında kutlanması bir yenilginin ve bu yenilginin inkar edilmesinden başka bir şey olmayacaktır.

Ezilenlerin bayramını ancak zalimlerin barikatlarının yıkıntılarının üzerinde gerçekleştireceğimiz halaylar, horonlar ve danslarla mümkün kılmalıyız. Polis ve devlet gözetiminin olduğu bir Taksim’de veya bize uygun görülen başka çiftliklere girmeyeceğiz. Bizim yerimiz kendi belirlediğimiz alanlarda ve dayatılan “makul” çizginin dışı olacaktır. Yerimiz efendilerimizin ikiyüzlü demokrasilerinin, aslında dayatma olan sınırsız tüketimden başka bir şey olmayan özgürlük vaatlerinin, tabiatı karış karış talan eden, insanı makinanın dişlisine indirgeyen, sömüren, itiraz edeni baskı altına alan ve katleden, milyarlarca hayvanı acı dolu süreçlerden geçirerek gözlerini kırpmadan katleden sanayi sistemlerinin ve tüm iktidarların yıkılabilir olduğunu göstereceğimiz yerler olacaktır. 1 Mayıs 2009’da Cihangir’deki isyancı duruş Taksim – 1 Mayıs ve mücadele tartışmalarına bir yanıttı ve bu sene de yanıtımız aynı kararlılık ve sadelikte olacaktır.

1 Mayıs; Ezilenlerin Efendilerine Açtıkları Savaştır!
1 Mayıs; Direniştir!
1 Mayıs; Sıradanlar-arası Dayanışmadır!
1 Mayıs; Hiçbirşeydir! Aslolan İsyandır!

Kara Blok çağırıcıları

a call for the may day from istanbul …

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: