isidro gil’ in ölüm emrini kim verdi ? / who ordered to kill isidro gil ? / quien mando a matar a isidro gil ?

coca cola, 1800’lerin sonunda, özel bir formülle üretilmiş, formülü asla açıklanmamış, kafein içerdiği için aslında çok da önerilmeyen, meyan kökü, şeker, asit ve ne olduğu bilinmeyen pek çok bileşeni olan bir içecek… aslında içeriği tamamen bilinmeyen bir içeceğin dünya pazarına sunulması da ilginç… zira, içerikte bir takım açıklamaların yanında coca cola özütü yazıyor, ne menem bir şeydir bilinmez…

coca cola hükümetler ve medya tarafından “küresel kapitalizmin başarı öyküsü” olarak alkışlanıyor. fakat o kaygısız görüntüsünün ardındaki coca-cola, işçileri terörize eden bir şirket.

5 aralık 1996’da paramiliterler kolombiya carepa bölgesindeki bebidas y alimientos şişeleme fabrikasında sendika temsilcisi isidro segundo gil’i öldürdüler.  bunun ardından kaçmayı başaran başka bir sendika liderini kaçırdılar. daha sonra sağcı katiller sendika bürolarını yakarak, kalan işçileri sendikayı terk etmeye zorladılar.

bu cinayetin ardında dünyanın en ünlü ve karlı şirketlerinden biri var. bebidas y alimientos bir coca cola şişeleme fabrikası.

işçi sendikası daha iyi haklar, iş güvencesi ve işçilerin ücretini ayda 400 dolara yükseltecek yüzde 35’lik bir zam talep etmişti.

edgar paez adlı bir işçi ” tüm işçiler canlarını kurtarmak için sendikadan kaçmak zorunda kaldılar, sendika tamamen tahrip oldu. paramiliterler iki ay boyunca fabrika girişinde nöbet tuttular. coca cola yetkililere hiçbir şikayette bulunmadı” diyor.

işçiler dört yıl boyunca, sorumlu insanların adalete teslim edilmesi için çabaladılar.

coca cola, bebidas y alimientos ve panamerican beverages ( panamco ) adlı iki şişeleme fabrikasının bağımsız şirketler olduğunu söylüyor. oysa bir bölümüne sahip olduğu panamco şirketiyle coca cola’nın 60 yıllık bir geçmişi var.

kolombiya sinaltrainal’ daki yiyecek ve içecek işçileri sendikası üst düzey yetkililerinden biri ” herkes coca cola’nın paramiliterlerle çalıştığını biliyor” diyor.

1996’daki ölümler coca cola’nın kolombiya’daki şişeleme fabrikasında ilk defa yaşanan olaylar değildi. 1994’te carepa’da iki sendika üyesi, 1989 ve 2001’de ise başka iki fabrikada iki sendika lideri öldürülmüştü.

kolombiya insan hakları aktivisti terry collingsworth’un söylediği gibi ” soru şöyle olmalı : coca cola bu olayların yaşanmasına neden izin veriyor ve coca-cola’nın olaylara müdahale etmesi için daha kaç cinayet ve işkencenin yaşanması gerek?”

bu tür olaylar sadece kolombiya’da yaşanmıyor. 1970’lerde guatemala’da ölüm birlikleri coca cola çalışanları arasındaki sendika üyelerine işkence yapmak ve işçileri öldürmekle görevlendirilmişlerdi.

soğutucu tamircisi ve bir sendika temsilcisi olan israel marquez şimdiye kadar üç kez bu teşebbüslerden kurtulmayı başardı. marquez ” guatemala’da cinayet coca cola olarak adlandırılır ” diyor.

coca cola’nın ilk patronu asa chandler, çocukların fabrikalarda köle gibi çalıştırılmasını savunuyordu. chandler ” hesaplara göre çocuk emeği dünya üzerindeki herhangi bir ülkeye büyük ölçüde başarı getirebilir. bir çocuk ne kadar erken yaşta çalışmaya başlarsa, yaşamı o kadar güzel o kadar hayırlı olur” demişti.

coca cola yalnızca genç işçileri sömürmedi. 1969’da yaklaşık altı bin göçmen işçi, coca cola’ nın minute maid şirketi tarafından koruluklarda çalıştırıldı. bu işçiler ve çocukları, çok düşük ücretlerle tuvaleti dahi olmayan barakalarda yaşatıldılar.

1970’lerde güney afrika’daki ruhsatlı bir coca cola şirketi hükümet tarafından uygulanan ” apartheid ” döneminde siyah işçileri çalıştırdı ve bu işçilere günlük yalnızca 25 sent ödedi.

coca cola imparatorluğunu kurarken amerikan desteğine güvendi. amerika birliklerini ikinci dünya  savaşı’na gönderirken pazarını genişletme amacında olan coca cola da refakatçi olarak temsilcilerini gönderdi.

Kola satıcıları amerikan ordusunda askeri rütbeleri ve üniformaları olan ” teknik araştırmacılar “a dönüştüler. japon ve alman savaş esirleri coca cola fabrikalarında çalıştırıldı.

Coca cola, nazi almanyası’nda da işletmeler kurdu. nazi gamalı haçı coca
cola logosuyla yan yana duruyordu.

1939 nisanı sonlarında coca cola almanya patronu max keith işletmenin ülkedeki onuncu yıldönümünü kutladı. keith ” liderimize olan derin hayranlığımız ve minnettarlığımızı anmak için ” diyerek hitler için toplu bir selamlama ( sieg heil ) emri verdi.

coca cola, karlar artmaya devam ettiği sürece dünyadaki baskıcı rejimlerle çalışmaktan memnundu.

coca cola’nın guatemala’daki şişeleme şirketi ” united fruit ” 1954’te ordunun demokratik hükümeti devirmesine yardım etti.

coca cola’ nın cinayetlerinden bilinenler:

1989-Avelino Achicanoy- Pasto
8/4/94- Jose Elaseasar MancoDavid -Carepa
20/4/94 – Luis Enrique Giraldo Arango -Carepa
23/4/95 -Luis Enrique Gomez Garado -Carepa
5/12/96 -Isidro Segundo Gil -Carepa
26/12/96 -Jose Librado Herrera Osorio- Carepa
21/6/2001 -Oscar Dario Soto Polo -Monteria
31/8/2002 -Adolfo de Jesus Munera Lopez -Baranquilla

isidro segundo gil, an employee at a coca cola bottling plant in colombia, was killed at his workplace by paramilitary thugs. his children, now living in hiding with relatives, understand all too well why their homeland is known as ” a country where union work is like carrying a tombstone on your back.”

a chilling description of Gil’s assassination, based on eyewitness accounts, is the centerpiece of a lawsuit filed in miami in july 2001 against coca cola, panamerican beverages ( the largest soft drink bottler in latin america ) and bebidas y alimentos ( a bottler owned by richard kirby of key biscayne, fla., which operates the plant in which gil was killed.

in the lawsuit, gil’s union, sinaltrainal, the international labor rights fund ( ilrf ) and the United steelworkers of america assert that the coke bottlers ” contracted with or otherwise directed paramilitary security forces that utilized extreme violence and murdered, tortured, unlawfully detained or otherwise silenced trade union leaders.”

minutes after the thugs showed up at the carepa plant gate, they fired 10 shots at gil, a member of the union executive board, mortally wounding him. an hour later, another union leader was kidnapped at his home. that evening, a building that housed the union’s offices, equipment and records was set ablaze.

the next day, a heavily armed group returned to the plant, called the workers together and told them if they didn’t quit the union by 4 p.m., they, too, would be killed. resignation forms were prepared in advance by coca cola’s plant manager, who had a history of socializing with the paramilitaries and had earlier “given ( them ) an order to carry out the task of destroying the union,” the lawsuit says.

fearing for their lives, union members at carepa resigned en masse and fled the area. the company broke off contract negotiations, the paramilitaries camped outside the plant gate for the next two months, and the union was crushed. experienced workers who made about $380 a month were replaced by new hires earning minimum wage ( $130 a month ).

no charges were ever filed against gil’s killers or those who killed at least seven other coca cola unionists. like many multinational corporations, coke tries to have it both ways: tightly controlling the manufacture and distribution of its products overseas and collecting the profits, but denying any responsibility to workers. but the alien tort claims act ( atca ), enacted by the u.s. congress in 1789, may hold the key to securing justice for foreign victims of corporate abuses.

several companies now being sued under the atca claim to adhere to one or more ” voluntary ” initiatives ( like coca Cola’s so-called code of conduct ) that commit them to respect human rights abroad. unfortunately, enforcement has proven impossible.

in essence, the atca permits foreigners to sue in u.s. courts for violations of fundamental human rights that are clearly defined under international law. it applies to ” the law of nations, ” which federal courts have interpreted to cover genocide, war crimes, extrajudicial killings, torture, unlawful detention and crimes against humanity.

recently, the paris – based international chamber of commerce, representing thousands of companies worldwide, urged the u.s. government to stop the growing use of the atca to sue multinationals. it’s ” unacceptable ” they said.

” it shocks the conscience that these companies seek to immunize themselves from charges of human rights violations ” says ilrf attorney terry collingsworth.

javier correa, president of sinaltrainal, adds: ” we want justice. we want people to know the truth about what is going on in colombia against coke workers. now that you know, will you please help us? ”

türkçe altyazılı / english subtitled / spanish !!!

indir / download:

https://rapidshare.com/files/1433761272/isidro.rar

2 Yanıt to “isidro gil’ in ölüm emrini kim verdi ? / who ordered to kill isidro gil ? / quien mando a matar a isidro gil ?”

  1. linkler ölmüş malesef
    emeğnzesağlık paylaşımların içiçn çok teşekkürler
    gerçekten çok iyi işler yapıyorsunuz

    • anticopyrighttr Says:

      merhabalar;

      teşekkür ederiz.

      kopyala-yapıştır esnasında linki eksik alma gibi bir hata yapıyor olmalısınız.zira linki daha gün gece yükledik.

      gene de, ” n’olur – n’ olmaz ” diye linkleri kontrol ettik. linkler aktif.

      bir daha dener misiniz?

      ancr- tr kollektifi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: