press

“bunlar gazeteci kılığında militanlar, birbirlerini vuruyorlar. devlet cinayet işlemez.”
dönemin başbakanı süleyman demirel*, 1992

*bu zat aynı zamanda “bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz” cümlesini de fütursuzca kuran zattı.

1990′ların başında yayın hayatına başladıktan kısa bir süre sonra devletin engellemeleri ve baskılarına maruz kalan gündem gazetesinin muhabirlerine yönelik baskılar, işkence ve cinayetler, yönetmen-senarist sedat yılmaz tarafından press  adıyla beyaz perdeye aktarıldı. ohal  dönemi koşullarında bölgede gazetecilik yapan gündem gazetesi muhabirlerinin yaşadıklarının anlatıldığı film,insana kaçınılmazca, özgürlükten,insan haklarından,basın etiğinden,gazetecilik vazifesinden bahsedip duran;bunu da özellikle hükümetten aldıkları teşvikler kesilince yapan “körler sağırlar birbirlerini ağırlar” medyasının egosantrik ve maddi-manevi cülusperver gazetecilerininin (??!!!!!) o zamanlarda neler yazdığını, nelerle uğraştığını ve nelere gözlerini ve vicdanlarını üç kuruşa kapatabildiklerini düşündürtüyor.

– gündem gazetesi 30 mayıs 1992’de yayına başladı.

– yayınlanan 580 sayısının 486’sı hakkında dava açıldı.

– gazete hakkında 3 kez 30 gün, 15 kez 15 gün, 2 kez 10 gün kapatma kararı verildi.

– 1993 yılından itibaren OHAL bölgesinde satışı yasaklandı.

– 14 nisan 1994’de mahkeme kararıyla tamamen kapatıldı.

– sorumlu yazıişleri müdürleri hakkında toplam 147 yıl hapis cezası, 20 milyar 45 milyon lira para cezası verildi.

– 1992 yılında öldürülen gazeteciler sıralamasında türkiye birinci oldu.

– 1992 yılında 14 gazeteci, 2 gazete dağıtımcısı öldürüldü.

– 1993 yılında 9 gazeteci, 13 gazete dağıtımcısı-bayi öldürüldü.

– 1994 yılında 7 gazeteci, 2 gazete dağıtımcısı öldürüldü.

in the first half of the 1990’s, on those days when intense skirmish between the kurdish guerillas and the turkish government took place, a handful of young journalists were struggling to proclaim the ongoing violations of human rights to the world. on those days of increasing pressure, the office staff fights both to survive and to reveal the facts. journalism is no longer a profession, but a a matter of life or death for them.

the english word was used in the original title of the film because of the double meaning of the word, both describing the work done and the pressure on the journalists.

türkçe / turkish !!!

indir / download:

https://rapidshare.com/files/1559699349/press.part1.rar
https://rapidshare.com/files/1295374912/press.part2.rar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: