1 mayıs tutsakları ile dayanışma insiyatifi çağrısı

Basına ve Kamuoyuna

Devletin devrimcilere,emekçilere, Kürt halkına, kadınlara ve doğaya yönelik saldırıları AKP hükümetiyle sürüyor. AKP Hükümeti’nin, egemen sınıfın sopası olan devleti en ceberrut yöntem ve biçimlerle, pervasızca ve keyfi olarak kullanarak sürdürdüğü gözaltı ve tutuklama furyası, anarşist-özgürlükçü kişi ve toplulukları kapsayarak devam ediyor.14 Mayıs Pazartesi günü sabah saat 5’te eş zamanlı olarak 5 ilde gerçekleştirilen, ev ve büro baskınları sonucu, altmış kişi İstanbul Emniyeti Terörle Mücadele Şubesi’nde dört gün boyunca gözaltında tutuldu. Dört günün sonunda adliyeye çıkarıldıklarında ise içlerinden dokuzututuklanarak Metris Cezaevi’ne kondu. 29 Mayıs Salı sabahı saat 5’te yapılan bir diğer operasyonla aynı soruşturma kapsamında beş kişi daha gözaltına alındı.Sonrasında da Ankara’dan bir kişinin daha gözaltına alındığı haberi geldi.

Tüm bu gözaltılar ve tutuklamalar, toplumun tamamını korkuya ve esarete boyun eğdirmeyi, tüm hak arama mücadelelerini sindirmeyi ve toplumu tümden teslim almayı hedeflemektedir! Bu son gözaltı ve tutuklamalara gerekçe olarak, her yıl olduğu gibi bu yıl da, 1 Mayıs 2012 gününde, kapitalist dünyanın her yerinde, her yıl binlerce insanın krediler yüzünden intihar etmesine sebep olan, kapitalist sistemin var oluş kaynağı olan asalak bankaların ve sadece kar maksadıyla her saat milyonlarca canlıyı katleden, doğayı talan eden, çalışanlarını günlük 3-5 dolar gibi komik rakamlara onlarca saat kölelik koşullarında çalıştıran Mc Donald’s, Burger King, Starbucks gibi çok uluslu şirketlerin camlarının kırılması gösterildi. İsnat edilen bu suçlama Terörle Mücadele Polisleri ve Özel Yetkili Mahkemelerin çalışma alanına girmezken, arkadaşlarımızın “terör örgütü” üyesi olmakla suçlanması, evrensel burjuva hukukuna ve biçimsel demokrasiye dahi aykırıdır. Terör örgütüne üye oldukları iddia edilen ve pek çoğu birbirini tanımayan arkadaşlarımızın hiçbirinin evinde silah ya da mühimmat bulunmamıştır.

Buna karşılık evlerinde bulunan ve her yerden satın alınabilen Kropotkin gibi yazarların legal kitapları örgütsel doküman olarak değerlendirilip, polis sorgusunda önlerine koyulmuştur. Birçoğunun sosyal paylaşım sitelerinde anarşizmle ilgili müzik, resim ve makale gibi dosyaları paylaşmış olmaları, arkadaşlarımızın terör örgütüne üye olduklarının delili olarak mahkemeye sunulmuştur. Tüm bunlar düpedüz düzmece ve mevcut anayasal hakların ayaklar altına alınmasıdır; kınıyoruz! Arkadaşlarımızın başına gelenler, İstanbul Üniversitesi’nde kadınlar tuvaletinde yaşanan patlamayla ilgili, tek suçları tuvaleti kullanmak olan Emel Çetin ve Raziye Ay’ın bombacı ilan edilmesinden, sadece puşi taktığı için 11 yıl ceza verilen Cihan Kırmızıgül ve listenin kabarıklığından ötürü adlarını anamadığımız 700’ü öğrenci, on binlerce “Terörle Mücadele Kanunu ve Özel Yetkili Mahkeme” mağdurunun yaşadıklarından farklı değildir. Tüm bu örneklerin tek ortak noktası, bu insanların hükümete ve sisteme muhalif oluşlarıdır ve tüm bu olanlardan çıkan tek sonuç vardır: Devlet ve onu elinde tutan hükümet, kendisi gibi düşünmeyen herkesi terörist olarak görmektedir. Arkadaşlarımızın masumiyet karinesi bu yargılamada medya ve polis tarafından çiğnenmiştir.

Gözaltı sürecinde polis tarafından çekilen fotoğraflar basına servis edilmiş böylelikle televizyonlarda bir terör örgütü çökertiliyormuşçasına haberler yapılmıştır. Avukatlara dahi dosyanın gizliliği bahane edilerek bilgi verilmezken, medyaya bu çeşit bir servisin yapılması açıkça yargılamanın gizliliği prensibinin ihlalidir.Arkadaşlarımız, ana akım medya vasıtasıyla kamuoyuna hedef gösterilmelerinin yanında, gözaltında bulundukları süre içerisinde kasıtlı ve sistemli olarak marjinalize edilmiş, Anarşist, özgürlükçü, anti-kapitalist, ekolojist, vegan/vejeteryen, hayvan özgürlüğü savunucusu ve vicdani retçi olmalarından kaynaklı psikolojik saldırılara maruz kalmıştır.

Halen tutuklu bulunan dokuz kişi ise farklı koğuşlara dağıtılmak istenmektedir. Daha önce Engin Çeber’in işkencede katledildiği Metris Cezaevi’nde, yönetim ve gardiyanların adli mahkûmları, Anarşist tutsaklara karşı, “Allahsız teröristler geldi!” kışkırtmasıyla dikkat çekicidir. Bu apaçık hayati risk yaratan bir durumdu: Arkadaşlarımızın yaşam güvencesinden kuşku duymaktayız! Bağımlı oldukları savaş ve çatışma ortamının yaratıcısı olan devlet ve şirketler, ekonomik oyunlarla yaşama saldırı içindeyken,yaşam alanlarını ve özgürlüklerini savunan insanların haklı öfkelerini egemenlere yöneltmeleri hayatın ta kendisidir.

Deleuze’ün dediği gibi: “İKTİDAR YAŞAMI HEDEF ALDIĞINDA, YAŞAM İKTİDARA DİRENİŞ OLUR!Bizler, 1 Mayıs Tutuklularıyla Dayanışma İnisiyatifi olarak, 2. 06. 2012 Cumartesi, Saat 19.00’da, Taksim Tramvay Durağı’nda, arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu haykırmak ve tüm bu keyfi uygulamaları kınamak için basın açıklaması yapacağız. Tüm, sistem ve iktidar karşıtlarına duyurulur!

1 MAYIS TUTUKLULARI İLE DAYANIŞMA İNSİYATİFİ

a call for the solidarity event…

Bir Yanıt to “1 mayıs tutsakları ile dayanışma insiyatifi çağrısı”

  1. […] Anticopyrighttr GA_googleFillSlot("468x60_after_first_blog_entry"); […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: