Archive for the Animasyon (Animations) Category

atış poligonu / shooting range / Тир – vladimir tarasov

Posted in Animasyon (Animations), Anti Kapitalizm (Anti Capitalism) on Mart 1, 2013 by anticopyrighttr

shooting-range

“‘Shooting Range’ (Atış Poligonu), 1979 tarihli bir Sovyet anime filmi. Geç dönem Sovyet animasyonunun önemli isimlerinden Vladimir Tarasov’un yirmi dakikalık bu nispeten uzun filmi, zaman zaman bir propaganda başyapıtı olarak da değerlendirilir. Zamanında daha çok Amerikan hayat tarzının keskin bir eleştirisi olarak görülmüş ve bu anlamda da Soğuk Savaş koşullarındaki Sovyet animasyonunun tipik temalarından biri olan ABD eleştirisinin (ya da ‘Amerikan karşıtı’ propagandanın) izinde gittiği varsayılmıştır. Oysa ‘Atış Poligonu’nu Soğuk Savaş bağlam ve konjonktürünün dışında ele aldığımızda onun bizatihi modern kapitalist uygarlığın köklü bir eleştirisi olduğunu görmek zor değil.

Hikâye V. Slatkin’in bir oyununa dayanır. New York’ta işsiz (belki de taşradan yeni çıka gelmiş) bir genç iş aramaktadır. Bir poligonda, kendisine çok yakınlık gösteren patronun da teşvikiyle iş bulur. Patron, giyimi kuşamı, purosu ve her şeyiyle Sovyet animasyonundaki klasik doymak bilmez, hırslı ve bencil sermayedar tiplemesidir. Kısa zamanda ‘kahramanımızın’ bulduğu işin poligonda ‘canlı hedef’ olmak olduğu anlaşılır. Genç, ‘canlı hedef’ olmayı öyle hemen sindiremez belki ama işsizlik korkusu (poligonun dışında onu ‘rezerv-yedek işgücü ordusu’ beklemektedir), sonuçta onu bu teklifi kabul etmeye sürükler. Bir süre sonra genç adam aşık olur ve kendisi de poligonda temizlik işçisi olarak çalışan sevgilisiyle poligonda, yine bir ‘canlı hedef’ olarak yaşamaya başlar.

J.D. Salinger’in bizde ‘Gönülçelen’ ya da ‘Çavdar Tarlasında Çocuklar’ olarak bilinen ‘The Catcher in the Rye’ adlı romanının hayranı olan Tarasov, filmin kahramanını romandaki Holden Caulfield’e benzetir. Bilindiği gibi, Salinger’ın 17 yaşındaki Holden Caulfield’i, ‘Gönülçelen’in yayımlanmasından itibaren ergen huzursuzluğunun ve gençlik isyanının bir simgesi haline gelecektir. Holden, tıpkı isimsiz ‘canlı hedef’ gibi hem nahif biridir hem de içten içe onu kuşatan yetişkinler dünyasına ve onun ikiyüzlülüğüne karşı hınç duyan bir karakterdir. Muhtemelen bu nedenle kolayca ‘ikna edilerek’ poligona düşen temiz yüzlü ‘kahramanımız’, yalnız ve huzursuzdur.

Tarasov’un ‘Atış Poligonu’nu çizerken filmin etkileyici New York tasvirini yaratmak için Amerikan çizgi romanlarından faydalandığı söylenir. Tarasov’un çizimlerinde ayrıntılara yönelik gösterdiği dikkat ve duyarlılığı olağanüstüdür. Duvarlardaki grafitilerden ‘kahramanımızın’ ayakkabılarının markasına hiçbir detay çizerin ilgisinden kaçmaz. Amerikan şehir hayatının hemen her detayına gösterilen bu hassas alaka, Tarasov’un Amerikan tarz-ı hayatının cazibesine kapılmış olduğu şeklinde de yorumlanabilir. Ancak belki de bu müphem ilgi veya hayranlığı, onun eleştirisini daha da şiddetli hale getirir. Muhtemelen bu nedenle filmin en ‘sempatik’ karakteri olan ve Amerikan görsel dünyasının en güçlü ifadesi olan Disney’in bir tiplemesini andıran ‘guguklu kuş’, patronun kurşunlarıyla ölür. Mesaj açıktır: Amerikan dünyasında çekici, ilgi duyulabilecek ne varsa hepsi bizatihi Amerika’nın tabi olduğu sermaye düzeninin ‘hedef tahtasındadır’.

Anime filmin sersemletici sürati, izleyiciyi adeta bir panik havasına sürükleyen hareketi, ‘katı olan her şeyin buharlaştığı’ modernlik hissini pekiştirir. Filme ‘eşlik eden’ ve kesinlikle bir ‘fon müziği’ olarak değerlendirilemeyecek müzik, kapitalist modernliğin bu ürkütücü ve insanın elini kolunu bağlayan, onu paralize eden panik havasını daha da yoğunlaştırır. Tarasov’un ‘neşteri’ yaranın tam göbeğine, ‘zurnanın zırt dediği yere’ vurur; genelleşmiş meta üretimiyle karakterize olan mevcut medeniyette hepimiz (potansiyel olarak) poligonda birer canlı hedefizdir.”
foti benlisoy

“In New York City, an unemployed young man finds a job in a shooting gallery as a living target. After a while, the man falls in love and lives in the gallery with his wife at gunpoint. It is extremely difficult to interpret any more of the plot.

Shooting Range is a 1979 Soviet animation film directed by Vladimir Tarasov. The film is close to twenty minutes in length and contains a large amount of seemingly nonsensical, semi-abstract imagery, all set to jazz. It is a satirical critique of Capitalism and life in America.”

dile gerek yok / no need for language !!!

indir / download:
https://hotfile.com/dl/196415368/f97e0d9/shooting_rage.rar.html

the plague dogs

Posted in Animasyon (Animations), Anti Kapitalizm (Anti Capitalism), hayvan özgürlüğü ( animal liberation ) on Aralık 4, 2011 by anticopyrighttr

“the plague dogs” richard adams’ın 1977 tarihinde yayınlanan aynı adlı romanından uyarlanan bir animasyon filmidir.beyazperde için yazılmış olup, aynı zamanda adams’ın bir başka romanı olan “watership down”ı da yöneten martin rosen tarafından yönetilmiştir.

film, ingiltere’deki bir araştırma laboratuvarından kaçan rowf and snitter adında iki köpeğin hikayesini konu alır. hikayeyi anlatma sürecinde, kamuoyunun gündemine daha ancak 1960’lı ve 1970’li yıllarda gelen gelen bir kavram olan, deney hayvanları üzerinde yapılan dirikesim uygulamasını hayvan araştırmalarının zalimliğini vurgular.

“the plague dogs” is a 1982 animated film based on the 1977 novel of the same name by richard adams. the film was written-for-screen, directed and produced by martin rosen, who also directed “watership down”, the film version of another novel by adams.

the film’s story is centered on two dogs named rowf and snitter, who escape from a research laboratory in great britain. in the process of telling the story, the film highlights the cruelty of performing vivisection and animal research, an idea that was only recently coming to public attention during the 1960s and 1970s.

ingilizce / english !!!

indir / download:

https://rapidshare.com/files/2572503973/the_plague_dogs.part1.rar
https://rapidshare.com/files/1085590345/the_plague_dogs.part2.rar

el empleo

Posted in Animasyon (Animations), Anti Kapitalizm (Anti Capitalism) on Nisan 13, 2011 by anticopyrighttr

” el empleo ” kapitalizmin çalışma şartlarında insanları nasıl birbirine nesne haline getirdiği üzerine hazırlanmış satirik bir animasyon…

” el empleo ” is a satirical animation on the working conditions in capitalism…

sessiz / silent !!!

indir / download:

http://hotfile.com/dl/114303123/5a82872/el_empleo.rar

rüzgarlı vadi / nausicaä of the valley of the wind

Posted in Animasyon (Animations), Anti Kapitalizm (Anti Capitalism), Anti Militarzim (Anti Militarism), Çevre (Enviroment), Ekoloji (Ecology) on Ocak 30, 2011 by anticopyrighttr

insanoğlu, “ateşten 7 Gün” olarak hatırlanan korkunç bir savaşla dünyayı yaşanmaz bir yer haline getirmiştir.savaşın ve endüstrinin çöküşünün üzerinden bin yıl geçmiştir. artık yerkürenin neredeyse tamamı, zehirli bir ormanla sarılmış durumdadır. sadece küçük kurtarılmış adacıklarda çok az sayıda insan yaşamaktadır. denizden gelen sporları taşıyan rüzgarlar, nausicaä’nın halkına zor da olsa hayatta kalma imkanı vermiş, zehirli ormanın etkisini azaltmıştır. tüm canlı hayatıyla iletişim kurma yetisi olan nausicaä, insan türünün aksine, ormana karşı düşmanca bir tutum takınmaya da karşıdır.

miyazaki’nin düşkün olduğu doğa / insan ilişkileri üzerinde bilim kurgu geleneklerine bağlı kalarak gezindiği bir uzun metraj daha.disney’in yeniden montajlayarak kuşa çevirdiği, hikayeyi alt üst edip karakter isimlerini bile değiştirdiği daha kısa bir Amerikan edisyonu da mevcut. bu versiyondan sakınmak gerek…

miyazaki gained widespread attention in japan for his complex ecological manga series,nausicaä of the valley of the wind, which he adapted for the screen two years later. one thousand years after a war devastated much of the earth, humanity clings to existence at the fringes of a vast, polluted forest inhabited by monstrous insects. only Nausicaä grasps the environmental significance of the forest. she sees beyond petty wars and national rivalries to the only viable future for the planet. in nausicaä, miyazaki began to explore elements he would develop more fully in his later films: daring, strong interpersonal relationships; and a call for an ecologically sustainable way of life.

türkçe / english subtitled / japanese

türkçesini indir / download in turkish:

http://rapidshare.com/files/445277739/R__zgarlae__Vadi.rar

ingilizce altyazılısını indir / download english subtitled ( org. in japanese )

http://rapidshare.com/files/299599343/Nausicaae_Valley_of_the_Winds__1984_.part1.rar
http://rapidshare.com/files/299600434/Nausicaae_Valley_of_the_Winds__1984_.part2.rar
http://rapidshare.com/files/299602081/Nausicaae_Valley_of_the_Winds__1984_.part3.rar
http://rapidshare.com/files/299603027/Nausicaae_Valley_of_the_Winds__1984_.part4.rar
http://rapidshare.com/files/299603202/Nausicaae_Valley_of_the_Winds__1984_.part5.rar

not: türkçesi ve ingilizcesi arasındaki link sayısı farkı riplenme tarzlarıyla alakalıdır.

doll face

Posted in Animasyon (Animations), anti-tv, Medya (Media), sanallaşma / virtualism, sanllaşma / virtualism, video on Ocak 30, 2011 by anticopyrighttr

“bebek yüzlü”de bir makine, tatminkar bir görünüş için televizyon ekranındaki görüntüleri taklit eder. “bebek yüz” yanlış yere yönelmiş arzuları ve geleceğe teknolojik uzantımızdan kaynaklanan parçalanmış kimliklerimizi sunan görsel bir örnektir.

a machine with a doll face mimics images on television screen in search of a satisfactory visage. doll face presents a visual account of desires misplaced and identities fractured by our technological extension into the future.

sessiz / silent !!!

indir / download:

http://www.mediafire.com/?090zrfgzzemtxbe

metropia

Posted in Animasyon (Animations), Anti Kapitalizm (Anti Capitalism), insan hakları (human rights), İzleniyoruz (They're Watching Us) on Ağustos 3, 2010 by anticopyrighttr

metropia, çok da uzak olmayan bir geleceğin avrupa’sında geçiyor; herkesin ingilizce konuştuğu, hem tanıdık hem de çok ürkütücü bir avrupa’da… petrol rezervleri tamamen tükenmek üzere, her tarafta gözetim kameraları var ve yerin altından geçen devasa bir ağ ile tüm şehirler tren hatlarıyla biribirine bağlanmış durumda. roger, stockholm banliyösünde oturan sıradan bir insan. büyük şirketlerin egemenliğindeki dünyada birçok şey onu ürkütmekte; tüylerini ürperten yeraltını kullanmamak için bisikletiyle işe gelip gidiyor mesela. kafasının içinde bir takım garip sesler duymaya başlayınca roger’ın tedirginliği giderek paranoyaya dönüşür: birileri onu kontrol etmeye mi çalışıyor? öyleyse, neden?

metropia, 1984 ve bıçak sırtı gibi distopya filmlerinin izini sürerek, aslında bizden çok da uzak görünmeyen; açgözlülüğün hüküm sürdüğü, aşırı baskıcı bir tüketim toplumunun portresini ürpertici bir şekilde çiziyor.

the end of the millenium marked the end of many things. natural resources dried up, the global financial markets crashed and the crises that connected the fate of all people, still left the individual isolated in his ruin. metropia takes place in a not-so-distant future. the world is running out of oil and the underground train systems have been connected into a gigantic subway network beneath europe. whenever roger from stockholm enters this system he hears a stranger’s voice in his head.

türkçe /english !!!

türkçe indir / download in turkish :

http://rapidshare.com/files/445398359/metropia.part1.rar
http://rapidshare.com/files/445394520/metropia.part2.rar

ingilizcesini indir / download in english:

http://rapidshare.com/files/392351947/M3TR0PIA.part1.rar
http://rapidshare.com/files/392352031/M3TR0PIA.part2.rar
http://rapidshare.com/files/392357314/M3TR0PIA.part3.rar
http://rapidshare.com/files/392357326/M3TR0PIA.part4.rar
http://rapidshare.com/files/392357343/M3TR0PIA.part5.rar
http://rapidshare.com/files/392383079/M3TR0PIA.part6.rar
http://rapidshare.com/files/392383129/M3TR0PIA.part7.rar
http://rapidshare.com/files/392387970/M3TR0PIA.part8.rar
http://rapidshare.com/files/392387969/M3TR0PIA.part9.rar

the story of bottled water

Posted in Animasyon (Animations), Anti Kapitalizm (Anti Capitalism), Belgesel (Documentary), insan hakları (human rights) on Mayıs 31, 2010 by anticopyrighttr

” the story off the stuff ” ekibi ürünlerin nasıl piyasaya sürüldüğü hakkındaki çalışmalarına bu defa da pet şişelerdeki sular ve pazarları üzerinden devam ediyorlar. yaklaşık beş dakika boyunca dağ tepe demeden ürettikleri plastikle yerküreyi mahveden son derece  ” yeşil ” şirketlerin musluklarımızdan akan sular üzerinde oynadıkları oyunları göreceksiniz.

belki animasyon neden çocukluğumuzda hemen hemen her semtte bulunan sokak çeşmelerinin de bir bir işlevsizleştirilerek dekoral birer nesneye dönüştürüldüğüne dair düşünmemiz için de bir vesile olabilir.

employs the Story of Stuff style to tell the story of manufactured demand — how you get to buy more than half a billion bottles of water every week when it already flows from the tap. over five minutes, the film explores the bottled water industry’s attacks on tap water and its use of seductive, environmental – themed advertising to cover up the mountains of plastic waste it produces. The film concludes with a call to ‘take back the tap,’ not only by making a personal commitment to avoid bottled water, but by supporting investments in clean, available tap water for all.

ingilizce / english !!!

indir / download:

http://rapidshare.com/files/393280201/the_story_of_bottled_water.part1.rar
http://rapidshare.com/files/393164182/the_story_of_bottled_water.part2.rar