Archive for the şehir ve direniş ( city and resistance ) Category

cyrano de bergerac [1990]

Posted in faydalı bilgiler ( useful info ), film ( movie ), şehir ve direniş ( city and resistance ) on Mayıs 18, 2013 by anticopyrighttr

cyrano

“insan en büyük amaçlarının peşinden giderken bile

bir sefile dönüşebilir.”

sartwell

cyrano, burjuvaları eleştiren, budalaları affetmeyen, zehirli iğneleriyle herkesi sokmaktan yorulmayan bir şair ve silahşördür.

kılıcının karşısına kimse çıkamaz, ama ölmesi için dua edilir. acımasız eleştirileriyle cyrano, yoksulluğa, yalnızlığa itilir, bir tavan arasında sefil bir hayata gömülür. söylediği sözlerin onuru için kimseden yardım aklının ucuna bile gelmez. açlıktan ölür, nükteli, iğneli sözlerinden vazgeçmez.

“ne yapmak gerek peki?
sağlam bir arka mı bulmalıyım?
onu mu bellemeliyim?
bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi
önünde eğilerek efendimiz sanmak mı?
bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı?
istemem!
herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım le bret?
sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım?
bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip,
taklalar mı atmalıyım?
istemem! eksik olsun!
her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli?
sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli?
onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli?
istemem! eksik olsun böyle bir şöhret!
eksik olsun!
ciğeri beş para etmezlere mi ‘yetenekli’ demeli?
eleştiriden mi çekinmeli?
‘adım mercuré dergisinde geçse’ diye mi sayıklamalı?
istemem!
istemem! eksik olsun!
korkmak, tükenmek, bitmek…
şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek.
dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek?
istemem! eksik olsun!
istemem! eksik olsun!
ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek…
tek başına…
özgür olmak…
dünyaya kendi gözlerinle bakmak…
sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak…
bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak…
ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek,
isteyince ay’a bile gidebilmek.
başarıyı alnının teriyle elde edebilmek.
demek istediğim asalak bir sarmaşık olma sakın.
varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar.
yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?”

“and what would you have me do?
look for a patron or else someone in power
to crawl up, as ivy a trunk or a tower,
and licks the bark of its guardian who sets it on course,
and climbs up by trickery instead of by force?
non, merci. dedicate my verses as all others do
to bankers? become a buffoon
in hopes to see on the lips of a minister
the curve of a smile that is all but sinister?
non, merci. dine each day upon a toad?
have my stomach worn out from slithering down the road?
and from kneeling, soon dirty the skin on my knees?
bend over backwards for naught but to please?
non, merci. be caressing the neck of the goat with one hand,
meanwhile with the other be watering the land,
and when asked for milk, dish out the cream,
always be perfuming someone, it seems?
non, merci! from lap to lap be grown and spawned,
be a small fish trapped in a big pond,
and propel myself with madrigals for sails,
blown slowly on by old ladies’ wails?
non, merci! at the editing house of sercy
be paid to edit his verses? non, merci!
become christened a pope amongst the councils
that, in the cabarets, become house to imbeciles?
non, merci! work hard to insert a name
into a sonnet, not for joy, but for fame?
non, merci! have to search for talent where there’s none to be found?
be terrorised by every newspaper around,
and incessantly say “oh how I wish
to be in the papers by monsieur francis”?
non, merci! calculate, know fear, be pale, or worse,
prefer making visits over written verse,
draw up petitions for every last thing?
non, merci! non, merci! non, merci! but… to sing,
to dream, to laugh, to move on, to be free, on my own
to have a keen eye and a voice of strong tone,
wear my hat awry as I prefer,
for no reason at all engage in combat or pen a verse!
to work without worry of glory or fortune
such a voyage of which we dream to the moon!
pen not a line that from myself departs
and comes from anywhere except straight from my heart,
be satisfied with flowers, leaves, fruits of the land
if they’re in your own garden and grew by your hand!
and, if at all, you should triumph by chance,
don’t give unto cesar, take up your stance
stand up for yourself, you merit, ‘ti’s thee
in short, the parasitic ivy I disdain to be
so even without the tree or the stone
i won’t get very high, perhaps, but alone!”

“et que faudrait-il faire?
chercher un protecteur puissant, prendre un patron,
et comme un lierre obscur qui circonvient un tronc
et s’en fait un tuteur en lui léchant l’écorce,
grimper par ruse au lieu de s’élever par force?
non, merci. dédier, comme tous ils le font,
des vers au financiers? se changer en bouffon
dans l’espoir vil de voir, aux lèvres d’un ministre,
naître un sourire, enfin, qui ne sois pas sinistre?
non, merci. déjeuner chaque jour, d’un crapaud?
avoir un ventre usé par la marche? une peau
qui plus vite, à l’endroit des genoux, devient sale?
exécuter des tours de souplesse dorsale?…
non, merci. d’une main flatter la chèvre au coup
cependant que, de l’autre, on arrose le chou,
et donneur de séne par désir de rhubarbe,
avoir un encensoir, toujours, dans quelque barbe?
non, merci! se pousser de giron en giron,
devinir un petit grand homme dans un rond,
et naviguer, avec des madrigaux pour rames,
et dans ses voiles des soupires de vieilles dames?
non, merci! chez le bon éditeur de sercy
faire éditer ses vers en payant? non, merci!
s’aller faire nommer pape par les conciles
que dans les cabarets tiennent des imbéciles?
non, merci! travailler à se construire un nom
sur un sonnet, au lieu e’en faire des autres? non,
merci! ne découvrir du talent qu’aux mazettes?
etre terrorisé par de vagues gazettes,
et se dire sans cesse: “oh, pourvu que je sois
dans les petits papiers du monsieur françois?” …
non, merci! calculer, avoir peur, être blême,
préférer faire une visite qu’un poème,
rédiger des placets, se faire présenter?
non, merci! non, merci! non, merci! mais… chanter,
rêver, rire, passer, être seul, être libre,
avoir l’oeil qui regarde bien, la voix qui vibre,
mettre, quand il vous plaît, son feutre de travers,
pour un oui, pour un non, se battre, oh faire un vers!
travailler sans souci de gloire oh de fortune,
a tel voyage, auquel on pense, dans la lune!
n’écrire jamais rien qui de soi ne sortît,
et modeste, d’ailleurs, se dire: mon petit,
sois satisfait des fleurs, des fruits, même des feuilles,
si c’est dans ton jardin à toi que tu les ceuilles!
puis, s’il advient d’un peu triompher par hasard,
ne pas être obligé d’en rien rendre à cesar,
vis-à-vis de soi-même en garder le mérite,
bref, dédaignant d’être le lierre parasite,
lors même qu’on n’est pas le chêne ou le tilleul,
ne pas monter bien haut, peut-être, mais tout seul!”

türkçe altyazılı,fransızca orjinal / french !!!

indir / download:
http://www.mediafire.com/?anv4g3awd40lmdz
http://www.mediafire.com/?78ajlp5l1ji8vds
http://www.mediafire.com/?nai9id4jjkyj1jf
http://www.mediafire.com/?9utzu87zm11m8ub

yaklaşan isyan – görünmez komite / the coming insurrection – invisible committee

Posted in Anarşizm (Anarchizm), e-kitap ( e-book ), faydalı bilgiler ( useful info ), şehir ve direniş ( city and resistance ) on Eylül 13, 2012 by anticopyrighttr

“Son otuz yılın ‘krizler’le geçmesine, işsiz kitlelere ve iyiden iyiye yavaşlayan büyümeye rağmen hâlâ ekonomiye inanmamızı bekliyorlar. Ekonominin krizde olmadığını, ekonominin kendisinin bir kriz olduğunu artık görmemiz gerek…”

Dünyanın üzerinde bir hayalet dolaşıyor: Paris ve Londra banliyöleri, Atina sokakları, Puerta del Sol ve Tahrir meydanları, “ekonominin kalbi” Wall Street… Yaklaşan İsyan, hepsini birleştiren ruhun manifestosu. “Demokratik” Fransa’da bir terör davasının “kanıtı” olarak sunulan bu kitap, çürüyen “medeniyetimizi”, yaşadığımız yabancılaşmayı ve devrim ihtiyacını yedi halkada ele alıyor: Benlik, sosyal ilişkiler, iş ve çalışma, ekonomi, kent, çevre ve medeniyet.

Yaklaşan İsyan, ekonomistlerin, politikacıların, sosyologların, psikologların, ‘önderlerin’, ‘akil adamların’, ‘kamuoyunun’ ve hatta alternatif olma iddiasındaki ‘sol geleneklerin’ ne olup bittiğine dair geveleyip durdukları ezberleri bozarken, hepsinden daha parlak tespitleriyle çağımızın hakiki bir resmini sunuyor. Bilindik şeyleri duymaktan sıkılanlar Görünmez Komite’ye kulak vermeli…

11 Kasım 2008 gecesi Fransız polisi Tarnac köyünde kurulmuş bir komüne helikopterler ve köpekler eşliğinde bir baskın düzenleyerek komünde bulunanları yataklarından sürükleyerek gözaltına aldı. İçlerinden dokuzu “terör amaçlı suç örgütü kurdukları” iddiasıyla tutuklandı. Daha sonra Tarnac Dokuzlusu olarak isimlendirilen grup, 7 Kasım gecesi hızlı tren rayları sisteminin işletim merkezine düzenlenen ve nükleer enerji çöpü transferi de yapılan bu rayları kullanılmaz hale getiren sabotaj eylemini gerçekleştirmekle suçlanıyordu. Haklarında delil olmayan sekiz kişi kısa aralıklarla salınırken, ‘Yaklaşan İsyan’ı yazmakla da suçlanan Julien Coupat, Mayıs 2009’a kadar tutuklu kaldı. İsim vermeyen ve kendilerini Görünmez Komite olarak adlandıran yazarların kaleme aldığı broşürün yayıncısı Eric Hazan da daha sonra “terörist faaliyetler” nedeniyle gözaltına alındı ve sorgulandı.

Thirty years of “crisis,” mass unemployment, and flagging growth, and they still want us to believe in the economy. . . . We have to see that the economy is itself the crisis. It’s not that there’s not enough work, it’s that there is too much of it.
—from The Coming Insurrection

The Coming Insurrection is an eloquent call to arms arising from the recent waves of social contestation in France and Europe. Written by the anonymous Invisible Committee in the vein of Guy Debord—and with comparable elegance—it has been proclaimed a manual for terrorism by the French government (who recently arrested its alleged authors). One of its members more adequately described the group as “the name given to a collective voice bent on denouncing contemporary cynicism and reality.” The Coming Insurrection is a strategic prescription for an emergent war-machine to “spread anarchy and live communism.”

Written in the wake of the riots that erupted throughout the Paris suburbs in the fall of 2005 and presaging more recent riots and general strikes in France and Greece, The Coming Insurrection articulates a rejection of the official Left and its reformist agenda, aligning itself instead with the younger, wilder forms of resistance that have emerged in Europe around recent struggles against immigration control and the “war on terror.”

Hot-wired to the movement of ’77 in Italy, its preferred historical reference point, The Coming Insurrection formulates an ethics that takes as its starting point theft, sabotage, the refusal to work, and the elaboration of collective, self-organized forms-of-life. It is a philosophical statement that addresses the growing number of those—in France, in the United States, and elsewhere—who refuse the idea that theory, politics, and life are separate realms.

türkçe / english !!!

türkçesini indir / download in turkish:

https://rapidshare.com/files/525108259/yi.rar

ingilizcesini indir / download in english:

https://rapidshare.com/files/3341172361/ci.rar

everybody talks about the weather, we don’t – the writings of ulrike meinhof

Posted in Anti Faşizm (Anti Fascism), Anti Kapitalizm (Anti Capitalism), e-kitap ( e-book ), yakın tarih ( near history ), şehir ve direniş ( city and resistance ) on Ağustos 10, 2012 by anticopyrighttr

ulrike meinhof’un (kısmi) toplu yazıları…
the selected writings of ulrike meinhof

ingilizce / english !!!

indir / download:
https://rapidshare.com/files/3090219009/everybody talks about the weather we dont.rar

URGENT SOLIDARITY CALL / PLEASE SPREAD !!!!

Posted in 1 Mayıs (1 May), Anarşizm (Anarchizm), cezaevleri ( jails ), destek ( support ), duyuru / announcement, Eylem (Protest), Hapishaneler (Jails), insan hakları (human rights), şehir ve direniş ( city and resistance ) on Mayıs 31, 2012 by anticopyrighttr

Green anarchists and anarchists as a whole, were taken by government anti-terrorism units from their homes simultaneously on May 14 at 5 a.m. They were kept under police custody for 4 days. Nine fo them including vegan and vegetarians, were taken to prison where they remain today.

This is the first time an anti-terrorism operation was carried out by the police against animal rights and anarchist activists. The police claim that the arrested individuals were responsible for the May 1 attacks on banks and multi-national corperate stores in some areas in Istanbul. However, this is not and cannot be the case as these same individuals are against violence. In reality, the police were simply trying to silence and criminalize efforts like animal liberation, eco-defense and human liberation struggle.

Both the police and the media claim that “our” attacks on the banks were an act of violence. However the real act of violence was the unfounded arrests and detention of sixty people from around Turkey. Freedom is more important than some broken glasses. We endured four days of police questioning and now nine people are still in jail for their supposed crimes. However their only “crime” was being an anarchist. This is the real crime. Moreover this is a state terror. During questionings, we could not even say who were the alleged perpetrators actually were considering that we do not know ourselves. In recent years Turkish government increased the repression against dissent who are criticizing anti-democratic government and repressive rules. Police state is increasingly expanding and there are lots of political prisoners in Turkish prisons. It is now trying to terrorize our struggle against the system and all kinds of the domination types by creating an imaginary terrorist organisation linked to the legal libertarian foundations and some anarchist, animal liberationist and ecologist individuals. This is a total repression against anarchist, anti-authoritarian, animal liberation, ecodefense thoughts and activisties. Now all the activist who are jailed and who are waiting for next arrests worriedly, are expecting some solidarity and support from comrades and friends from all around the world.

For solidarity, we call on all anarchists, anti-authoritarians, animal rights and eco-defense activists to say “Freedom to anarchists and freedom to all Mayday prisoners!” in front of Turkish consulates and embassies throughout the world.

With solidarity and love…

PS:
for increasing the motivation of the prisoned ones, you can also send solidarity letters to:

Beyhan Çağrı Tuzcuoğlu-Burak Ercan-Emirhan Yavuz-Murat Gümüşkaya
Oğuz Topal-Sinan Gümüş-Ünal Can Tüzüner-Yenal Yağcı

Metris T Tipi Cezaevi T1-D2
İstanbul / TURKEY

ANARŞİST TUTSAKLARDAN KAMUOYUNA AÇIK MEKTUP / AN OPEN LETTER FROM ANARCHİST PRISONERS IN TURKEY TO THE PUBLIC

Posted in 1 Mayıs (1 May), aktivizm (activism), Anarşizm (Anarchizm), cezaevleri ( jails ), destek ( support ), duyuru / announcement, haberler ( news ), Hapishaneler (Jails), insan hakları (human rights), şehir ve direniş ( city and resistance ) on Mayıs 29, 2012 by anticopyrighttr

KAMUOYUNA AÇIK MEKTUP

Bilindiği gibi 1 Mayıs 2012 günü Mecidiyeköy-Şişli civarındaki banka ve şirketlere Anarşist Blok Kortejindeki bazı anarşistler tarafından çeşitli saldırılar düzenlenmiştir. Bizler bu saldırılara katıldığı iddiasıyla gözaltına alınan 60(?) kişi içerisinden 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanıp Metris T Tipi Kapalı Cezaevine hapsedilen 9 Anarşist tutsak olarak bu mektubu kaleme alıyoruz.
Birçoğumuz 14 Mayıs günü sabah saat 5’te bazılarımız da ertesi gün Terörle Mücadele ekipleri tarafından gözaltına alındık. Bilgisayarlarımıza, telefonlarımıza, flash belleklerimize, kitaplarımıza ve daha birçok özel eşyamıza evlerimize gelen ve sayıları 10 ile 20 arasında değişen polisler tarafından el konuldu. Terörle Mücadele şubesinde bize isnat eidlen suçlama terör örgütü adına kamu malına zarar vermekti. Anarşizmin düşünce yelpazesinin çok farklı uçlarında yer alan ve birçoğu birbirini ilk defa nezarethanede gören bu insanlar, bir terör örgütü oluşturmak ve birlikte eylem yapmakla suçlanırken, bazılarına da ısrarla sorgularında bu örgütün lideri oldukları kabul ettirilmeye çalışıldı. Anarşistlerin polislerin iddia ettiği gibi bir lideri olmasının anarşizmin doğasına tamamıyla aykırı ve imkansız olması gibi traji-komik denilebilecek mantıksızlıklar barındırması bir yana, bu suçlama birçoğu birbirini hiç tanımayan insanları aynı terör örgütüne üye olmakla itham etmesiyle de ayrı bir gülünçlük kazanmaktadır. Terör örgütüne üye oldukları iddia edilen insanların hiçbirinin evinde silah ya da mühimmat bulunmadı. Buna karşılık evlerinde bulunan Kropotkin gibi yazarların legal ve bu topraklardaki her kitapçıda bulunabilecek kitapları örgütsel doküman olarak değerlendirilip polis sorgusunda önlerine koyuldu. Birçoğunun facebook vb. sosyal paylaşım sitelerinde okudukları anarşistlerle ilgili haberler, paylaştıkları videolar, terör örgütüne üye olduklarının delili olarak mahkemeye sunuldu.

Hayvan özgürlüğü, insan hakları ve ekoloji gibi konularda çalışmalar yapan, tamamen yasal bir derneğe üye olmaları yine terör örgütüne üye olduklarına delil olarak gösterildi. Göz altında kaldıkları 4 gün boyunca hiçbir aile ferdiyle görüştürülmeyen , avukatları dahil kimseyi aramalarına izin verilmeyen bu insanlar üzerinde her türlü psikolojik baskı uygulandı. LGBTT bireyi bir arkadaşımıza cinsel yöneliminden dolayı nefret söyleminde bulunuldu. Bütün şüphelilere terör örgütünün varlığı kabul ettirilmeye ve başka insanlar hakkında yalan beyanlar verdirilmeye çalışıldı. Nitekim iki kişi bu baskılara dayanamayıp terör örgütü üyesi oldukları için 15-20 yıl ceza alacakları gibi tehditlerden korkarak hiç tanımadıkları insanlar aleyhine ifade verdiler. Polisin aralarında hiçbir telefon, internet vs. üzerinden konuşma bulmadığı, hayatlarında bir kez bile görmedikleri insanları polis zoruyla teşhis ettiklerini söylediler, bazılarını örgüt lideri olmakla suçladılar. Birçok arkadaşımız milyonlarca kişide bulunabilecek model ve renkteki ayakkabı, çanta ve kemer gibi aksesuarları görüntülerdeki insanların aksesuarlarına benzediği gerekçesiyle tutuklandı. Tabii ki bu yetersiz ve mantık dışı delillerle anarşist bir terör örgütünün varlığı ispatlanamadı. Bu yüzden davalarımız sadece kamu malına zarar vermekle suçlanıyor. Şunu belirtmek istiyoruz ki, her türlü yasa ve otoriteyi reddeden, bütün devletleri katil olarak gören biz anarşistler için devletin bize terörist deyip dememesinin hiçbir değeri yok. Roboski’de onlarca masum insanı öldüren, 11 yaşındaki Uğur Kaymaz’ı 13 kurşunla katleden ve bunlar için kimseye ceza vermeyen devletin bizi yargılıyor olmasının bizim gözümüzde hiçbir değeri yok. 1 Mayıs 1977’de 34 kişiyi katleden devlet kimseyi bu katliam için gözaltına dahi almamıştı. Ama bu 1 Mayıs’ta üç-beş bankanın camı kırıldığı için 60 kişiyi gözaltına almak ve 9’unu tutuklamakta bir beis görmedi. Tutuklanan iki arkadaşımız üniversitedeki finallerine giremedi, okulları uzayacak, haklarında okul tarafından soruşturma açılma ve okuldan uzaklaştırılma veya atılma gibi ihtimaller de var. Bir arkadaşımız üniversite sınavına hazırlanıyor, cezaevinde yeteri kadar çalışamayacağı ortada. Yüksek Lisans yapan bir arkadaşımız tutuklandığı için tezini yazamayacak. 3 arkadaşımızın tutuklandıktan sonra işlerinden çıkartıldıkları haberi geldi. Gözaltına alındığımızdan beri devletin övünmekle bitiremediği hukuk sisteminin bir baskı ve tektipleştirme aracından başka bir şey olmadığını, adalet, hak gibi kavramların sadece söylemde kaldığını bizzat deneyimledik ve hemen serbest kalmak istiyoruz. Ama kimse yanlış anlamasın, kimseye yalvarmıyor ya da kimseden bir şey dilenmiyoruz. Siyasi düşüncelerimizden dolayı burada olduğumuzun farkındayız. Bu yüzden yaptığımız ya da yapmadığımız hiçbir şeyden pişman değiliz. Bu mektubu yazma amacımız sadece kamuoyunun gerçekleri öğrenmesini sağlamaktır.

Biz sadece anarşist olduğumuz ve otoritelerini tanımadığımız için tutuklayanların amacının bize gözdağı vererek bizi değil eylem yapmak, en ufak hakkını aramaktan korkacak insanlara çevirmek olduğunu biliyoruz. Ama onların bilmediği şey, kokuşmuş uygarlıklarının zindanlarının bizim düşüncelerimizi zapt edemeyeceği ve kendimizi her zamankinden güçlü hissettiğimizdir.

Biz bütün dünyadaki anarşistleri kardeşimiz olarak görüyoruz ve Atina’dan Amed’e, Chiapas’tan Gazze’ye, Toronto’dan Seattle’a yüreğinde özgürlük ateşi yanan herkese, dünyanın bütün isyancılarına selam, sevgi ve dayanışma çağrımızı yolluyoruz. Bilsinler ki yalnız değiller, bu topraklarda da mücadele eden insanlar var. Şimdiye kadar gösterdikleri dayanışma ve bizim için yaptıkları eylemler için de hepsine tek tek teşekkür ediyoruz. Dünyanın geri kalanı gibi başaından beri bizimle dayanışan ve bizim için eylemler yapan bu topraklardaki anarşistlere teşekkür etmek için bu sayfalar yetmez. Hepsini en içten selamlarımızla kucaklıyoruz. Bilsinler ki yanımızda olduklarının farkındayız ve kendimizi bir an bile yalnız hissetmiyoruz. Dayanışma ve isyan ile geçen nice günler temennisiyle…

Anarşist Tutsaklar:

Beyhan Çağrı Tuzcuoğlu
Burak Ercan
Deniz
Emirhan Yavuz
Murat Gümüşkaya
Oğuz Topal
Sinan Gümüş
Ünal Can Tüzüner
Yenal Yağcı

An Open Letter From Anarchist Prisoners in Turkey to the Public

As known, there had been attack to some banks and companies which are around the Mecidiyeköy-Şişli by some anarchists who are within the Anarchist block on 1st of May 2012. We, as 9 of the 60 people who had been taken to the custody with the blames of the Police Department. We, as 9 anarchist prisoners whom were arrested by the decision of the 9th Criminal Court and had been put in to the Metris – Type T prison writing this letter.

Most of us got under custody by the Counter-Terror Squads on 14th of may, 5 a.m. in the morning, and some on the following day. Our computers, telephones, flash drives, books and many other personal stuffs’ got seized by the the police which were around 10-20 who came to our home. The claim that have been by the police department to us was the “damaging public property in the name of terror organization”. While, The individuals which have the pretty much different points of the anarchist ideas and also who have seen the first time each other while under surveillance were blaming for creating terrorist organisation, and some of them was forced to make them agree on being the leader of the terrorist organisation by the police during the interrogating. Even though the leadership is totally contradictory to the anarchist idea and thus is impossible that was the the claim by the police which is tragic-comic imprudence, and also with that claim which is “being member of the same terror organisation” makes things more comic. The people which are claimed by the police of being a member of the terrorist organisation had no arms or amuniton in their home. However, the books which can be find on the every bookstore -for example books of the writers like Kropotkin- had been claimed as an organisational documention on the interrogation by the police. The articles which they had read and the videos that they shared on social media were claimed as evidences to the court by the police.

The membership of the people to a legal association which is working on animal liberation, human rights and ecology issues also claimed as an evidence by the police. All the pyschological pressures used over the people who were under custody for 4 days and were not allowed to see their family members, also were not allowed to call anyone -even their lawyers. On of our LGBT friend had been attacked by “hate speeches”. All the people forced to agree the existence of the terrorist organisation and also forced to give the fake speeches about the other people. However two people who had been scared by the threats of 15-20 years of prison sentence beacuse of the membership on the terrorist organisation declared misstatements about the people that they never know anything about. By the pressure of the police, they have blamed some people which the police had no evidence over telephone, internet or any other communication with each other, as leader of the organisation, and “identified” them as attackers. Most of our friends got arrested just because of they have the close model and coloured bag, shoes, belt etc. as millions of people can have the same close type of with the people who are video taped on the attack. Of course it is not proved that an anarchist terror rganisation exists with that lacking and irrational evidences. Because of that we got blamed by damage to the public property. We want to clear out that, we, as anarchists who reject all the laws and authories and see all the states as murderers, we don’t care that if the state tells us we are terrorists or not. We don’t care that the state’s mass killing of tens of people in “Roboski”, killing 11 year old Uğur Kaymaz with 13 bullets and giving no punishment for that ones, than judging us. The state that had killed 34 people in 1977, did not even take any people to the custody. But had no problem for taking 60 people to the custody and arresting 9 of them for just 3-5 broken bank windows. Two of the arrested friends couldn’t enter the final exams on their university, there’s a possibility of that there can be an investigation by their universities and they can get a punishment of suspension or dismission. One of our friends is preparing for the general exam for the entrance of the university, it’s pretty clear that it’s not possible to study enough on the prison. One of friend who is studying M.A/M.S on university would not continue on the thesis of very own. We got news that 3 friend got sacked after they got arrested. Since we’re taken to the custody we’ve experienced the legal system which the states always tells what great it is, actually is no more than a pressure and normalizing tool and notions like justice, right is just on the theory. We want to be out now. But let us explain that neither we ask to anyone nor we beg to anyone. We know that we’re in prison just because of our policial ideas. Because of that, we are not regretfull for the anything we did or we did not. The reason is for writing that letter is just telling truths to the public to know and to help them to learn what is going on.

We know the purpose of the ones who arrested us, is not just fearing us for joining an action, they also like to turn us into the ones who are scared of to resist for their very own rights. But the thing that they do not know is that the prisons of their disgusting civilization will not be able to suppress our ideas and we feel stronger than ever before.

We see all the anarchists in the world as our fellows and sending our greetings, loves and solidarity call to all the insurrectionarists of the world who has freedom fire on their hearts and who are from Athens, Amed, Chiapas, Gazze, Toronto or Seattle… Let you know that you are not alone and there are people in that lands who is struggling too. We thank every one of them, for the solidarity and for the actions that support us. It’s not possible to define our feelings for to describe the local anarchists who are supporting and made actions for us, as the rest of the world, -these pages are very limited for our thank to them. We hug them all with our very dearly greetings. Let them know that we know that they are with us, and we are never feeling alone, even a moment. With wishes of us for many long days with insurrection and solidarity.

Anarchist Prisoners:

Beyhan Çağrı Tuzcuoğlu

Burak Ercan

Deniz

Emirhan Yavuz

Murat Gümüşkaya

Oğuz Topal

Sinan Gümüş

Ünal Can Tüzüner

Yenal Yağcı

CARTA ABIERTA AL PÚBLICO DE presos anarquistas

Como ustedes saben el 01 de mayo 2012 se organizaron varios ataques contra los bancos y las empresas cerca de Mecidiyeköy-Sisli (Estambul) por parte de algunos anarquistas wiithin el cortejo anarquista Blok. Nosotros, los 9 presos anarquistas estamos escribiendo esta carta que ha sido arrestado y encarcelado en Metris Tipo T cárcel cerrada por el 9. Corte pena muy dura de 60 (?) Las personas que fueron detenidas con la acusación de que nos unimos a estos ataques.

Muchos de nosotros fueron detenidos el 14 de mayo por la mañana a las 5 am y algunos de nosotros al día siguiente por los equipos de combatir el terrorismo. Nuestras computadoras, teléfonos, discos flash, libros y un montón de otros objetos personales fueron confiscados por los agentes de policía que llegaron a nuestras casas en grupos de números de cambio de entre 10 y 20. En la sucursal de combatir el terrorismo (Sección Especial) que fueron acusados de causar daños a la propiedad pública en nombre de la organización terrorista. Las personas que se colocan en extremos muy diferentes del pensamiento anarquista del espectro y las personas que se han reunido entre sí por primera vez en prisión fueron acusados de formar una organización terrorista y de actuar en conjunto en acciones concertadas, mientras que algunos de nosotros se vieron obligados a aceptar ser los líderes de una organización con insistencia en los interrogatorios. Esta acusación no sólo consiste en lo que sólo puede ser descrito como ilógicos tragicómicos, ya que es imposible y está en contra de la naturaleza misma del anarquismo anarquista de tener un líder que según la policía, sino también como la acusación afirma que una gran cantidad de personas que tienen no se conocen entre sí a todo lo anteriormente son miembros de la misma organización adquiere otro absurdo ridículo. En ninguna de estas viviendas de las personas que están acusadas de ser miembros de una organización terrorista ni las armas ni municiones fueron encontradas. Sin embargo, sus libros se encuentran en sus hogares por autores como Kropotkin, que son publicaciones de carácter jurídico y se puede encontrar en cualquier librería en estas tierras fueron tomadas para ser lo más documentos de la organización y poner en frente de ellos por la policía en los interrogatorios en la prisión. Noticias que leer acerca de los anarquistas en las redes sociales como Facebook, vídeos compartidos que se presentaron a la corte como evidencia de la pertenencia a una organización terrorista.

Su trabajo en materia de libertad de los animales, los derechos humanos y la ecología y de su pertenencia a las asociaciones completamente legales en relación con estas actividades se muestra de nuevo como prueba de pertenencia a organización terrorista. Todo tipo de presión psicológica se practica en estas personas que no se les permitió ver los miembros de la familia o para llamar a cualquier persona, incluyendo sus abogados para toda la duración de 4 días que estuvieron bajo custodia. Uno de nuestros amigos, un individuo LGBTT fue sometida a la incitación al odio debido a su su / sexual de tendencia. Todos los sospechosos fueron obligados a aceptar la existencia de la organización terrorista y para dar declaraciones falsas en contra de otros. De hecho dos personas que eran incapaces de soportar esta presión y por temor de las amenazas, como que iban a ser condenados a penas de prisión de 15-20 años por ser miembros de la organización terrorista hizo declaraciones negativas contra las personas que nunca han conocido antes. Identificaron a las personas la fuerza de policía que nunca habían visto ni una sola vez en sus vidas antes a pesar de que la policía no pudo encontrar pruebas de las conversaciones entre ellos a través del teléfono o de Internet, acusó a algunos de ser líder de la organización. Muchos de nuestros amigos fueron detenidos por razones de modelo de uso y el color de los zapatos que pueden ser poseídos por millones de personas, o por sus accesorios como bolsos y cinturones que tenían el mismo aspecto de los accesorios en las imágenes (CCTV). Por supuesto, la existencia de una organización terrorista no se puede establecer con estas evidencias insuficientes e ilógico. Por esta razón nuestros casos sólo se han llevado ante el tribunal con la acusación de causar daño criminal a la propiedad pública. Nos gustaría señalar que, como para nosotros, los anarquistas que rechazan todo tipo de ley y la autoridad, que ven todos los estados como asesinos, ya sean los nombres de los estados nos como terroristas o no, no significa nada para nosotros.
El hecho de que el mismo estado, que mató a decenas de personas inocentes en Roboski (Uludere), que masacró a Uğur Kaymaz con 13 balas y que no castigó a nadie, o condena por estos delitos, nos está tratando de ha de ningún valor en absoluto en nuestros ojos. El estado que asesinó a 34 personas el 1 de mayo de 1977 no había tomado aún en cualquier persona bajo custodia de esta masacre. Sin embargo, en este 1 de mayo (2012) el Estado no ve ninguna objeción para tomar en custodia a 60 personas y para la detención de nueve sólo por las ventanas de tres a cinco bancos estaban rotas. Dos de nuestros amigos detenidos fueron incapaces de tomar sus exámenes finales de la universidad, sus estudios se prolongará, con las posibilidades que van a ser objeto de cuestionamiento de investigación, la repugnancia por la fuerza o expulsados de la educación todos juntos. Un amigo se está preparando para el examen de ingreso a la universidad, es obvio s / él no será capaz de preparar o estudiar para este en la cárcel. Otro amigo que ha estado llevando a cabo un estudio de los maestros no podrán escribir sus tesis. Noticias de que se recibieron 3 amigos fueron despedidos de sus puestos de trabajo después de ser arrestado. Desde el momento en que fueron puestos bajo custodia, hemos experimentado personalmente de primera mano que el sistema jurídico, de los cuales el Estado no puede tener suficiente de presumir, no es más que una herramienta de opresión y monotypefication, que conceptos tales como justicia y equidad y los derechos permanecen como expresiones desnudos en papel y queremos ser (juego) en libertad de inmediato. Pero que nadie nos malinterprete, no estamos pidiendo a nadie ni pidiendo nada a nadie. Somos conscientes del hecho de que se llevan a cabo aquí a causa de nuestras opiniones políticas. Por esta razón, no me arrepiento de nada que hemos hecho o hemos dejado de hacer. Nuestro único objetivo al escribir esta carta es para asegurarse de que el público conozca la verdad.
Sabemos que la intención de aquellos que nos han detenido sólo porque somos anarquistas y no reconocen su autoridad, es para nosotros a su vez, mediante la intimidación, en personas que tienen miedo de reclamar hasta el más pequeño de nuestros derechos y mucho menos demostrar o tener acción (contra la injusticia). Pero lo que no sabemos es, las prisiones de sus civilizaciones podridos no se pueden limitar o controlar nuestros pensamientos y nos sentimos más fuertes que nunca.
Vemos todos los anarquistas en el mundo como nuestros hermanos y hermanas, y enviar a todos aquellos cuyos corazones están en llamas por la libertad, de Atenas a Amed, de Chiapas a Gazze, de Toronto a Seattle nuestros saludos, el amor y la llamada de la solidaridad. Ellos deben saber que no están solos, hay gente en estos geografía que están luchando por la libertad también. Damos las gracias a todos por la solidaridad que mostró con nosotros y por las manifestaciones que tenían. Al igual que el resto del mundo, las páginas no sólo es suficiente para agradecer a los anarquistas de estas tierras (Turquía) que han sido solidarios con nosotros desde el principio y que ha demostrado por nuestra libertad. Les abrazo a todos con nuestros saludos más calurosos sincerestand. Todos ustedes deben saber que somos conscientes de que usted está de nuestro lado y no nos sentimos solos ni siquiera por un momento. Deseando muchos días juntos en la solidaridad y la rebelión …

Beyhan Çağrı Tuzcuoğlu

Burak Ercan

Deniz

Emirhan Yavuz

Murat Gümüşkaya

Oğuz Topal

Sinan Gümüş

Ünal Can Tüzüner

Yenal Yağcı

PLEASE SPREAD !

columbia revolt

Posted in ABD (USA), aktivizm (activism), Anti Faşizm (Anti Fascism), Anti Kapitalizm (Anti Capitalism), Anti Militarzim (Anti Militarism), Belgesel (Documentary), insan hakları (human rights), okullar ( schools ), Vietnam, yakın tarih ( near history ), şehir ve direniş ( city and resistance ) on Temmuz 19, 2011 by anticopyrighttr

1968 kolombiya üniversitesi protestoları, o yıl meydana gelen öğrenci ayaklanmalarından biridir. kolombiya protestoları, öğrencilerin üniversite ve kurumsal materyallerinin vietnam savaşı sırasında amerika birleşik devletleri’nin desteklediğinin keşfedilmesi üzerine patlak verdi. kolombiya isyanı, 1968 kolombiya üniversitesi protestolarıyla ilgili 50 dakikalık siyah beyaz bir belgesel.

the columbia university protests of 1968 were among the many student demonstrations that occurred around the world in that year. the columbia protests erupted over the spring of that year after students discovered links between the university and the institutional apparatus supporting the united states’ involvement in the vietnam war.columbia revolt is a 50 minute, black-and-white documentary film about the columbia university protests of 1968.

ingilizce / english !!!

indir / download:

https://rapidshare.com/files/1432670761/columbia_university_student_revolt_1968.part1.rar
https://rapidshare.com/files/141088108/columbia_university_student_revolt_1968.part2.rar
https://rapidshare.com/files/2359828157/columbia_university_student_revolt_1968.part3.rar
https://rapidshare.com/files/4026220569/columbia_university_student_revolt_1968.part4.rar

the army of crime / l armee du crime

Posted in Anti Faşizm (Anti Fascism), insan hakları (human rights), Naziler (Nazis), tarih (history), yakın tarih ( near history ), şehir ve direniş ( city and resistance ) on Temmuz 2, 2011 by anticopyrighttr

film, 2. dünya savaşının tanınmış direnişçilerinden parisli ermeni şair missak manouchian (manukyan) ve göçmen kökenli arkadaşlarının hikâyesini anlatıyor. 1940-44 arasında nazi işgali altındaki fransa’da direnişin onurlu sayfalarından birini yazan, ispanyol, italyan, macar, polonyalı, rumen ve yahudi göçmenlerinin oluşturduğu direniş hücresinin mücadelesini louis aragon (1897-1982) “kızıl afiş”* adıyla şiirleştirmiş, léo ferré (1916-1993) aynı adla şarkılaştırmış ve bir başka fransız yönetmen, belgeselci frank cassenti de yine “kızıl afiş” adıyla 1975’te sinemaya uyarlamıştı.

robert guédiguian  bu direniş öyküsünü yeniden çekmiş. manukyan’ın harekete katılışı, çevresindeki genç komünist ve anarşist göçmenlerin özverisi, ihanetler, bir dizi eylem ve suikast son olarak da yakalanmaları ve idamları gerçeklere  sadık kalınarak ekrana yansıtılmış.


*aragon’un kızıl afiş olarak adlandırdığı ve şiirine konu olan propaganda afişleri baştan başa tüm fransa’da 15.000 adet dağıtılır ve manukyan grubu teşhir edilir. afişte grup üyeleri, işledikleri “suç”larla birlikte tanıtılıyordu: “özgürlük savaşçıları mı? hayır, suç ordusu!” diyordu naziler ve vichy hükümeti. ama afişten beklenen propaganda ters tepti. bütün direniş için büyük bir moral kaynağı oldu, insanlar için özgürlüğün simgesi haline geldi.

yıllar sonra grup üyelerinin 16’sının sevdiklerine ve ailelerine yazdıkları son mektupları yayınlandı. bu mektuplar içinde birisi grubu ve dönemi özetlemektedir; 21 yaşındaki cesare luccarini, son mektubunu babası ve kızkardeşi için yazar: “sevginin en büyük kanıtı, bu sevginiz için hayatınızı vermektir. benim gibi cesaretli olun.”

idam edilecek grup üyeleri aslında 23 kişiden oluşuyordu. aralarındaki tek kadın, romanyalı olga (bonia) bancic’in infazı, diğer yoldaşları ile birlikte yapılmadı. gruptan ayrılarak almanya’ya gönderildi. 10 Mayıs 1944 tarihinde stuttgart’ta giyotinle idam edildi.

22 anti-faşist yüreğin fransa’da yaptıkları kader birliği, 21 şubat 1944’te öğleden sonra 03.00’te mont valerien’de sona erdi. geride antifaşist dayanışmanın önemli bir örneğini bıraktılar. olga bancic’in de dahil edilmesiyle 23 antifaşist direnişçi bu gün paris’te ivry mezarlığında birlikte yatıyorlar.faşizminin, onları yargılamak ve suçlamak için bastırdığı afişlerse direnişin bir anısı olarak müzelerde ve arşivlerde yerini aldı.

the film deals with the events of the affiche rouge (“red poster”) affair. the title was taken from the caption on a propaganda poster, in which the nazis sought to present prominent resistance fighters as foreign criminals. the caption read “liberators? liberation by the army of crime”.the film traces the story of this group, from its shaping to the execution of its members in 1944.

türkçe / english / french (original) !!!

indir / download:

http://www.fileserve.com/file/ExgtQhK/Larmee.du.crime.2009.DVDRip.XviD.5rFF.avi

türkçe altyazı / turkish subtitle:
http://divxplanet.com/sub/s/158729/L-arme-du-crime.html

ingilizce altyazı / english subtitle:
http://divxplanet.com/sub/s/158875/L-arme-du-crime.html