işgal evleri / squats

Posted in Anarşizm (Anarchizm), Autonomism, faydalı bilgiler ( useful info ), işgal evleri ( squats ), şehir ve direniş ( city and resistance ) on Kasım 8, 2009 by anticopyrighttr

squat!net

işgal evi, kısa ve uzun süreli işgaller  konulu filmler, belgeseller ve videolar. en büyük avantajı da indirilen nesnelerin indirdiğiniz sitede yüklü olması. böylelikle tek linkle 600- 700 mb’lık çalışmaları 1- 1,5 saat arasında indirebilmeniz.

if you’ re interested in squats, squat related movies, documentaries, video documents of all kind, visit squat! net video archive. the documents are uploaded to that page. so without an external download page, you can download from there. this means to download 600-700 mb. in 1- 1,5 hour.

farklı dillerde / various languages !!!

http://video.squat.net/

carbon connection

Posted in Ekoloji (Ecology), Çevre (Enviroment) on Kasım 7, 2009 by anticopyrighttr

BİLGİ / INFO

www.carbontradewatch.org

www.tni.org

(tr)Yeni bir piyasa ve onun en çok etkisinde kalan ülkelerden ikisi: karbon dioksit takası, Brezilya ve İskoçya. İskoçyanın bir şehri 1940′lardan beri petrol ve kimyasal araştırmaların etkisiyle zehirleniyor. Brezilya yerlileri ise benzer araştırmaların yarattığı doğal felaketler sonucunda sularını, doğayı ve kendi yaşamlarını kaybetmek üzere. Bu iki ülke bu yeni piyasanın yarattığı tehditleri en yoğun olarak yaşayan ülkelerin başında geliyor. Ve bu piyasanın dünya genelinde yaratacağı sonuçlar ve felaketler için bir örnek oluşturuyor.

(en)Two communities affected by one new global market – the trade in carbon dioxide. In Scotland a town has been polluted by oil and chemical companies since the 1940s. In Brazil local people’s water and land is being swallowed up by destructive monoculture eucalyptus tree plantations. Both communities now share a new threat.

İNGİLİZCE / ENGLISH

indir / download:

http://www.engagemedia.org/Members/TamraGilbertson/videos/Carbontradewatch-cc.m4v

wolfe tones – rifles of the i.r.a

Posted in Anti Faşizm (Anti Fascism), Müzik (Music) on Kasım 7, 2009 by anticopyrighttr

rifles-of-the-ira

01. Slievenamon (3:56)
02. In Garran Na Bhile (2:53)
03. Four Seasons (4:03)
04. A Row In The Town (2:33)
05. God Save Ireland (2:40)
06. The Sun Is Burning (3:01)
07. Big Strong Man (2:35)
08. Rifles of the I.R.A. (2:39)
09. Skibereen (2:54)
10. Sweet Carnlough Bay (3:16)
11. Ships In Full Sail (2:10)
12. Sean Tracy (2:46)
13. Holy Ground (3:23)
14. Uncle Nobby’s Steamboat (4:40)

indir / download:

http://rapidshare.de/files/48643475/Wolfe_Tones_-_Rifles_Of_The_I.R.A.rar.html

okupa – chronicle of social fight

Posted in Anti Kapitalizm (Anti Capitalism), Autonomism, Belgesel (Documentary), Karşı Kültür (Sub-Culture), Vandalizm (Vandalism), işgal evleri ( squats ), İşgal Evleri (Squat), şehir ve direniş ( city and resistance ) on Kasım 6, 2009 by anticopyrighttr

OKUPA DVD 6

(tr)Squat kavramı ve bu eylemlerin amacı üzerine yarım saatlik bir belgesel. Bu kültürü ve amacını güzel bir şekilde açıklıyor ve ev işgallerinin bir sosyal savaş oluşunu vurguluyor.

(en)A half-hour documentary about squatting and aims of this action. This documentry is very good about explaining squatting culture.

Katalanca, İngilizce Altyazılı / Catalan with English Subtitle

Netten İzle / Watch Online:

http://blip.tv/file/2812672/

İNDİR / DOWNLOAD:

http://blip.tv/file/get/Watchandthink-Okupa214.avi

laf ( lise anarşist faaliyet ) fanzin 1- 2

Posted in Anarşizm (Anarchizm), Dergiler ve Fanzinler (Magazines and Fanzines), fanzinler ve dergiler ( fanzines & magazines ) on Kasım 6, 2009 by anticopyrighttr

laf-kapak-1

laf-kapak-2

laf

laf’ ın  ( lise anarşist faaliyet ) çıkartmış olduğu lafanzin’ in birinci ve ikinci sayıları..

the first and the second issues of lafanzine. ( laf  is an anarchist organisation whose members are students of high schools & lafanzine is an anarchist fanzine published by laf. )

türkçe / turkish !!!

indir / download:

http://rapidshare.de/files/48641145/lAf.rar.html

Qalema Sure – kırmızı kalem- istanbul gösterimi

Posted in Belgesel (Documentary), Faşizm (Fascism), haberler ( news ) on Kasım 5, 2009 by anticopyrighttr

Qelema Sure

Dersim 38′i anlatan Belgesel Film ilk kez Türkiye’de gösterimde!

“Kırmızı kalemle çizilen insanların öyküsü”  Yönetmen Özgür Fındık’ ın Dersim katliamını anlattığı ” Qelema Sure ” -  Kırmızı Kalem – adılı belgeseli 7 Kasım 2009 saat 19.00 da Ce-Ma Sanat Atölyesinde gösterilecek…Katliam sonrası yaşanan bir öyküden ismini alan belgesel üç yıllık bir emeğin ürünü. 1990′ lı yıllarda yaşanan köy boşaltmalar ve katliamlarla 1937-38′ de yaşanan katliam arasında bağ kuran Fındık, belgeselinde canlı tanıkların anlatımlarına da yer vermiş.

a documentary screening about the similarity between the years 1937-38 ( the dersim genocide ) and the 90′ s.

Tarih:
07 Kasım 2009 Cumartesi

Zaman:
19:00 – 21:00

Yer:
Çema Sanat Atolyesi ( 0212 419 02 07 )

Cadde/Sokak:
İsmetpaşa Caddesi 1343 Sok (Köprü Durağı )no : 68/A Gazi Mahallesi – GOP

unreported world- greece, the unwanted [ 2009 ]

Posted in Belgesel (Documentary), Yunanistan (Greece), insan hakları (human rights), mülteciler (refugees ) on Kasım 5, 2009 by anticopyrighttr

greece,the unwanted

afganistan üzerinden türkiye’ ye gelip, yeni bir hayat kurma hayalleriyle  ” kaçak ” yollarla yunanistan’a geçmeye çalışan, ve birçok benzerlerinin akıbetine uğramadan, ölmeden, geçebilenlerin geçiş aşamaları;  midilli, atina ve patras’ ta yaşadıkları…

As the French and British governments discuss how to deal with migrants camped outside Calais, Unreported World travels to the European Union’s eastern border, to the illicit crossing points for hundreds of thousands of Afghans making their way to shores.

Reporter Jenny Kleeman and director Jacob Waite begin their journey on Turkey’s north-west coast, just eight miles from Greece and the EU.

Afghan migrants who are released from detention are given 30 days to leave Greece. Without a passport, they’ve got no way of doing it legally. Many move on to the Greek capital to consider their next move.

The team moves on to the port of Patras, from where ferries head off to the rest of Europe. Around the port, migrants are living in camps along railway tracks as they try every day to stow themselves away in lorries. The walls of the port are topped with razor wire, but it’s full of bits of cloth torn from the clothes of the migrants who’ve been trying desperately to get inside.

a way starting from turkey, passing through lesbos & athens  “finished” at  patras..

ingilizce / english !!!

indir / download:

http://rapidshare.de/files/48635567/Unreported_World-Greece_The_Unwanted_2009.rar.html

ölüm kampı hasdal’a !

Posted in Eylem (Protest), destek ( support ), haberler ( news ), hayvan özgürlüğü ( animal liberation ) on Kasım 5, 2009 by anticopyrighttr

hasdal hayvan barınağı

16 Ekim sabahı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait Hasdal Geçici Hayvan Bakımevi’nde, kapalı kapılar ardında, 70′ye yakın yavru köpek, müşahede altına alınmadan, doğrudan belediye veterinerlerinin kendi yöntemleriyle acımasızca öldürüldü. Köpeklerin öldürülme gerekçesi ise, kuduz şüphelisi olmalarıydı.

Tıpkı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı gibi, yıllardır, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde hayvanlar, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu’nun uygulama yönetmeliğindeki 119. maddenin yasal dayanak olarak gösterilmesiyle belediyelerce katlediliyor. Bu madde, “Kuduz hastalığına yakalanmış ve kuduz hayvan tarafından ısırılan hayvanlar tazminatsız olarak öldürülür ve imha edilir.” hükmünü içeriyor ve bu maddenin uygulanması için Tarım Bakanlığı bünyesindeki veteriner araştırma enstitülerinden alınacak bir kuduz raporu yeterli.

70′ye yakın yavru köpeğin öldürülmesinden sorumlu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı bu katliamı teşhir etmek; belediye barınaklarında hayvanların son derece sağlıksız koşullarda yaşamaya mahkum edildiğini, her gün insanlık dışı muamelelere maruz kaldığını, sağlıksız koşullarda ve yanlış metodlarla kısırlaştırıldıklarını, kısırlaştırıldıktan sonra asla beslenemeyecekleri, yaşayamayacakları ıssız yerlere atıldıklarını kamuoyuna duyurmak; hayvanların koşulsuz olarak öldürülmesine olanak sağlayan mevcut yasaların varlığını protesto etmek ve yıllardır süregelen bu katliamlara “ARTIK YETER!” demek için hayvanlar için ölüm kampı haline gelen İBB’nin Hasdal Barınağı önünde toplanıyoruz.

Tarih: 14 Kasım 2009, Cumartesi

Saat: 13.00

Yer: İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Hasdal Geçici Hayvan Bakımevi ( E6 Kemerburgaz / Göktürk yolu üzeri, Kemerburgaz-İstanbul )

a protest call against ibb, about the puppy massacre at hasdal

ilgili haber / releated post:

http://anticopyrighttr.wordpress.com/2009/11/04/buyuksehir-calisiyor/

istenmeyen misafirler: türkiye’de ‘yabancı misafirhaneleri’nde tutulan mülteciler

Posted in Dergiler ve Fanzinler (Magazines and Fanzines), fanzinler ve dergiler ( fanzines & magazines ), insan hakları (human rights), mülteciler (refugees ) on Kasım 5, 2009 by anticopyrighttr

mülteci raporu

Uluslararası hukuka göre zulüm ve savaştan dolayı ülkelerini terketmek zorunda kalmış kişiler “mülteci” kabul ediliyor; devletler bu durumdaki kişilere minimum bazı güvenceler ve haklar sağlamakla mükellef. Türkiye’de sığınma başvurusunda bulunmak isteyen yabancılar Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ve İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen bir prosedüre tabi.

Ama coğrafi olarak dünyanın savaş ve yoksulluk yaşanan bölgeleriyle güvenli ve müreffeh Avrupa ülkeleri arasında köprü konumunda bulunan Türkiye hem savaş ve zulümden kaçanlar için, hem de daha iyi bir hayat arayanlar için bir geçiş ülkesi. Dolayısıyla ülkeye yasal olmayan yollardan girerken ya da çıkarken yakalanan, ya da Ege Denizi’nde boğulduğunu duyduğumuz insanların arasında, “düzensiz göçmen” tabir edilen umut yolcularının yanısıra, savaş ve zulümden kaçan “mülteciler” de var.

Bu “mültecilerin” bir kısmı, ‘kaçak’ durumda iken yakalanıp, “Yabancılar Misafirhanesi” denen tutulma yerlerine kapatılıyor. Yabancılar misafirhanelerinde tutulan bütün ‘yabancıların’ insan olmaktan gelen hakları var. Ama Türkiye devletinin “mülteci” durumunda bulunan kişilere karşı ayrı bir dizi yasal sorumluluğu sözkonusu. Bunların başında da bu kişileri zulüm görecekleri ülkelere geri göndermemek geliyor. Helsinki Yurttaşlar Derneği-Mülteci Destek Programı’nın hazırladığı rapor, – resmen Türkiye’deki sığınma prosedürüne girebilmiş olsun ya da olmasın – “mülteci” durumunda bulunan kişilerin, “misafirhane” tabir edilen tutulma yerlerinde karşılaştıkları koşullar, muamele ve “mülteci” olmaktan gelen haklarına erişimlerinin önüne konan engellerle ilgili.

“İçinde bulunduğumuz zor durumdan ötürü içimizden biri kafasını duvara vurarak kendini öldürmeye kalktı… Polis ona saldırdı ve hepimizin gözü önünde bayılıncaya dek dövdü. Birçok jandarma saldırıp sopalar ve tekmelerle adamı dövdüler. Sonra da banyoya götürüp elini yüzünü temizlediler.”

İzmir civarında bir alıkonma yerinde tutulmuş olan Moritanyalı bir mülteci

Bu sözler, Helsinki Yurttaşlar Derneği-Mülteci Destek Programı’nın (hYd – MDP) yayımladığı  “İstenmeyen Misafirler: Türkiye’de ‘Yabancı Misafirhaneleri’nde Tutulan Mülteciler” başlıklı raporda yer alan tanıklıklardan yalnızca bir tanesi. Türkiye’nin çeşitli illerindeki “yabancılar misafirhanelerinde”[1] gözetim altında tutulma deneyimi yaşamış 40 “mülteciyle”[2] Ekim 2006 – Eylül 2007 tarihleri arasında yapılan görüşmelere dayanılarak hazırlanan rapor, mültecilerin bu tutulma yerlerinde tabi oldukları koşullar, muamele ve haklara erişim konusunda karşılaştıkları sorunları inceliyor.

“Görüştüğümüz kişilerin işaret ettiği en ciddi sorunlardan biri polisin tutumu ile ilgili” diyen hYd – MDP koordinatörü Özlem Dalkıran, polislerin genelde ‘misafirhanelerde’ tutulmakta olan kişilerin gerek sığınma başvurusunda bulunma, gerekse temel ihtiyaçlarıyla ilgili taleplerine kulak tıkadıkları, kaba davrandıkları, hatta bir kaç olayda fiziksel şiddet uygulandığına dair ciddi iddiaların dile getirildiğini ifade etti. Şiddet iddiaların en vahimi, 15 Mayıs 2007 tarihinde Kırklareli Gazi Osman Paşa Misafirhanesi’nde patlak veren bir kavganın ardından en az sekiz kişinin ağır biçimde dövüldüğü, hatta bazılarının falakaya yatırıldığı iddiası.

Anlatımlara göre, olaylar Somalili bir kadının ücretsiz süt ricasına hakaretle cevap veren mahalle bakkalının çırağına misafirhanedeki bazı erkeklerin müdahale etmesi sonucu patlak vermiştir. Olayların bir saat içinde bastırılmasından sonra, misafirhanede tutulan kişiler gruplar halinde sorguya alınmış, ve iddialara göre neredeyse tamamı şiddete maruz kalmıştır.

HYD’nin görüştüğü “mülteci” bireylerin ‘misafirhane’ koşullarıyla ilgili dile getirdikleri şikayetler arasında aşırı kalabalık, hijyen koşullarının kötülüğü, ısınma sorunları, dışarıyla iletişim önündeki engeller, ve temizlik malzemeleri, yemek ve su gibi ihtiyaçların dışarıdan fahiş fiyatlara temin etmek zorunda kalmaları bulunuyor.

Raporda ‘misafirhanelerde’ sağlık sorunu olan kişilerin doktor ve ilaca erişiminde ciddi sorunlar yaşandığına dikkat çekiliyor; bunun nedenleri arasında polisin talepleri dikkate almaması, tedavi ve ilaç masraflarının yüksek olması ve çevirmen eksikliği öne çıkıyor.

Uygulamaya ilişkin en önemli sorunlardan biri ise, “mülteci” durumunda olan ve sığınma talebinde bulunmak isteyen kişilerin, gerek Türkiye’deki sığınma prosedürüyle ilgili güvenilir bilgiye erişimi, gerekse dile getirilen sığınma taleplerinin işleme konması önündeki ciddi engeller. Sığınma talepleri işleme konmayan “mülteciler”, sınırdışı edilme ya da hayatlarının tehlikeye girebileceği bir ülkeye geri gönderilme riskiyle karşı karşıya kalıyor. ‘Yabancılar Misafirhanelerinden’ yapılan sığınma talepleri nadiren de olsa işleme konabiliyor; ancak havaalanlarındaki “transit bölgelerde” tutulan kişilerin sığınma talepleri hiçbir biçimde dikkate alınmıyor. Ayrıca bu kişilerin ne BMMYK, ne avukatlar, ne de sivil toplum örgütü temsilcileriyle görüşmelerine olanak tanınmıyor.

‘Misafirhanelerde’ tutulan mülteciler, neden orada tutulduklarını, ne kadar kalacaklarını bilmiyorlar; Alıkonmalarının kanuni olup olmadığını sorgulayacak etkin bir yargı denetimine erişimleri yok. Aylarca süren bu belirsizlik nedeniyle, zaten korku ve endişe içinde, zor koşullarda yaşamaya çalışan bu kişilerin birçoğunda depresyon ve umutsuzluk duyguları hakim oluyor” diyen Özlem Dalkıran, “mülteci” durumunda bulunan kişilerin çok zorunlu haller dışında gözetim altında tutulmamaları gerektiğini, tutulmaları halinde kendilerine durumları ve haklarıyla ilgili bilgi verilmesi gerektiğini ifade etti.
“Hazırladığımız raporda genel tavsiyeler dışında, ”mülteci” durumunda bulunan kişilerin ulusal mevzuat ve uluslararası standartlar ışığında sahip olmaları gereken prosedürel haklar ve misafirhanelerdeki tutulma koşullarıyla ilgili yaptığımız tavsiyeler yer alıyor. Bu tavsiyelere uygun davranıldığı takdirde, ülkemizde sığınma arayan mülteciler kendilerini ‘istenmeyen misafirler’ gibi hissetmeyecektir.”
Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin tavsiyeleri arasında, tutulma yerlerinin bağımsız denetlenmesine olanak veren İşkenceye Karşı Sözleşmenin Seçmeli Ek Protokolü’nün onaylanarak yürürlüğe girmesi, İl İlçe İnsan Hakları Kurullarının misafirhaneleri denetlemesi ve Emniyet ‘Yabancılar Şubeleri’ ve ‘misafirhanelerde’ görevli personelin eğitimine devam edilmesi yer alıyor.
not:
Helsinki Yurttaşlar Derneği, raporu yayımlanmadan önce görüşlerini almak üzere Emniyet Genel Müdürlüğü Yabancılar Hudut İltica Daire Başkanlığı ile paylaşmıştır. Derneğe gelen gayrı resmi yanıtta, raporun “mülteci/sığınmacı, yasadışı göçmen ve yasa dışı konuma düşen yabancı ayrımı yapılmadan kaleme alındığı”[3] ,ve “bu alanda çalışan görevliler tarafından, gözetim altında tutulan yabancılara sözlü ve fiziksel kötü muamelede bulunulduğuna dair iddiaların… raporda yer alması ve gösterilmesi kabul edilemez durumlardır” denmiştir.

Dipnotlar:
[1] “Yabancılar misafirhaneleri”, Türkiye’de çeşitli sebeplerle (suç teşkil ettiği iddia edilen fiiller, ülke sınırlarından yasadışı giriş çıkış yapma, geçici sığınma sistemi koşullarına uymama gibi) gözaltına alınan yabancıların savcılık ve mahkeme prosedürlerinin tamamlanmasının ardından, haklarındaki idari işlemlerin daha sağlıklı yürütülebilmesi gerekçesiyle idari olarak gözetim altında tutuldukları kapalı mekanlardır. ‘Kaçak’ durumda iken yakalanıp ülkeden çıkarılmasına karar verilen yabancılar da, sınırdışı işlemleri devam ederken bu yerlerde

[2] Görüşülenler 17 farklı ülkeden gelmekte ve çoğunlukla erkektir. Görüşülenler görüşme sırasında, ya Türkiye’deki sığınma prosedürü içinde olan ya da gözetim altında tutuldukları sırada sığınma talebinde bulunmuş kişilerdi. Görüşülen kişilerin çoğu (27 kişi) İstanbul’daki tutulma yerlerinde alıkonmuştu. Diğer alıkonma yerleri Van (1), Hatay (1), Ankara (2), İzmir (4), Edirne (4), Kırklareli (7).

[3] 1951 Mültecilerin Statüsüne İlişkin Sözleşme’de mülteci şöyle tanımlanmaktadır: “Irkı, dini, milliyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düsünceleri nedeniyle zulüm göreceği konusunda haklı bir korku tasıyan ve bu yüzden ülkesinden ayrılan ve korkusu nedeniyle geri dönemeyen veya dönmek istemeyen kişi”. Helsinki Yurttaşlar Derneği de raporunda bu tanımdan yola çıkarak, Türkiye’deki karar merciileri olan BMMYK ve/veya İçişleri Bakanlığı’na “mültecilik”/sığınma statüsü için başvuruda bulunmayı amaçlayan, bu başvuruyu yapan ya da başvurusu kabul edilen kişileri tariflemektedir.

a report about the deportation centers in turkey and human rights.

türkçe / turkish:

indir / download:

http://rapidshare.de/files/48635983/multeci_gozetim_raporu_tr.rar.html

the fabulous life of wallstreet brokers

Posted in ABD (USA), küreselleşme ( globalization ) on Kasım 4, 2009 by anticopyrighttr

(tr)Tüm dünyanın ekonomik dengelerini ellerinde tutan ve şu an girdiğimiz krizde herkesin parasını yakan Wallstreet borsacılarının nasıl yaşadıklarını hiç düşündünüz mü? Bu belgeselde dünyanın parasını kontrol ederek zengin olan borsacıların paralarını nasıl harcadıklarını ve nasıl yaşadıklarını göreceğiz. Hiç kimseyi önemsemeden işlerini yapıp kendilerine lüks dolu bir hayat yaratıyor ve o hayatın tadını çıkartıyorlar. Peki onlar bizim yaşadığımız dünyanın dengesini kurarak keyif sürerken sen ne yapıyorsun?

(en)Ever thought about how those Wallstreet Brokers lived, while speculating with your money and burning it in the financial crisis? In this documentary you see the homes of Billionaires and multi Millionaires who earned their money on Wallstreet. But they don’t only have huge appartements and residences, they have their own private jets, luxury yachts and so on. Not even thinking about small investors they made billions of dollars and enjoy their lives. And you – what are you doing now???

İNGİLİZCE / ENGLISH

Netten İzle / Watch Online

http://www.documentary24.com/the-fabulous-life-of-wallstreet-brokers–341/

İNDİR / DOWNLOAD

http://www.zshare.net/download/67926809e6698fb2/